MÜFTERİSİNİZ! / Halit Emre Yaman

2
837

Bilirsiniz, Türkçede “düşmeye gör” diye bir deyim var. İnsan, ne tür dostlara sahip olduğunu iyi ve kötü günlerine bakarak görebilir. İşte o günlerde insanların arkadaşlık/dostluk seviyeleri belli olur. Hizmet Hareketi bir süredir bahsettiğim bu günleri yaşıyor.

Müntesip olmasa da güzel günlerde Hizmet’in programlarını kaçırmayanlar, bunun için araya adam koyanlar, sahnede boy gösterenler… Sahi şimdi nerelerdesiniz?

Evet, doğru ya… Geçindirmeniz gereken bir aileniz var, ödenecek ev/araba/yazlık taksitleriniz var, yılların birikimi olan kariyeriniz/makamınız var… Bu saatten sonra gözü kan bürümüş bir diktatörü karşınıza alamazsınız değil mi? Hem ayrıca Hizmet de artık belini doğrultamaz değil mi? Doğrultsa bile sizi anlayışla karşılar, bugünleri unutur ama o diktatör böyle insaflı davranmaz değil mi?

Sizi anlıyorum, daha doğrusu anlamaya çalışıyorum… İlle de çıkıp uluorta bir şey yapmak zorunda değilsiniz, bir mağdurun yanında görünmekten bile korkuyor olabilirsiniz, amenna… Zira bugünlerde Hizmet aleyhine konuşmamak, sessiz kalmak bile takdir edilir oldu.

Müntesip olarak Hizmet kurumlarında çalışanlar, hak ederek veya etmeyerek bazı makamları işgal edenler, Hizmet’in temel prensiplerinden biri olan “mağdur etmeme” konusunu suiistimal ederek bir yerlere gelenler…

Bundan sonraki satırları uzun zamandır yazmayı düşünüyordum ama her seferinde erteliyordum. Artık canım yanıyor ve bunu bilmenizi istiyorum…

Görüyorum ki bazılarınız “o günden beri”, “su içtiği çanağı tekmeleyenler gibisiniz”… Hangi kitapta yazıyor bu davranış? Bilen beri gelsin…

Hizmet sayesinde köyünde çobanlık yapmaktan kurtulanlar şimdi çıkıp Hocaefendi’ye ve ilk zamanlar bu hizmetin temel direklerini diken abilere “ayar” vermeye çalışıyorlar. Ne usul var, ne üslup… 3-5 kitap okuyan veya 2-3 ülke gören hemen “aydınlanıyor” ve her şeyi biliyor.

Okuduklarınız arasında vefa, sadakat, hürmet, tevekkül gibi kavramlara hiç mi rastlamadınız ya hu? Doğru ya bu kavramlar eski ve bunlara takılıp kalmamak, onları aşmak gerekir; medeni ülkelerde kullanılan özgüven, bireysellik, eleştiri, özgürlük gibi kavramlarla hayata bakmak gerekir değil mi? Merak ediyorum, dilinizden düşürmediğiniz medeni ülkelerdeki insanlara hiç baktınız mı? Sizin gibi içinden çıktıkları toplumu veya atalarını kötüleyip duruyorlar mı acaba?

Hocaefendi ve en yakınındakilere ciddi manada kimse “kudsiyet” izafe etmediği halde, kendi muhayyilenizle veya 3-5 kişinin aşırı sevgiden dolayı kullandığı ifadeleri papağan gibi tekrarlayıp duruyorsunuz. Yüzbinlerce müntesibi olan bir harekette herkesin aynı şekilde düşünmesini nasıl beklersiniz? Bunlar arasında aşırıya giden olacaktır elbette. Hangi toplulukta yoktur ki bu tür insanlar. Gözünüzü açıp etrafa biraz bakıverin ve insaflı olun.

“Şeffaflık” kavramını dilinizden düşürmüyor, geveleyip duruyorsunuz… Türkiye’de mümkün olduğu halde şeffafiyete riayet edilmeyen ne vardı? Hangi kurum veya müessese gizli saklı iş yapıyordu. “Bölge hizmetleri, üniteler, birimler…” falan demeyin sakın. Ergenekoncu, ulusalcı, siyasal İslamcı veya başka derin yapılar bunlardan hangisini açık açık yapmanıza müsaade ederdi. Buna rağmen Hizmet yine benzer yapılara göre en şeffaf olanıydı.

Türkiye dışında da şeffaflık yok diyenler var ama ortaya koydukları net bir şey yok. Bunu diline çokça dolayanlardan bazıları yaptıkları işlerde başarısız olunca utanmadan Hizmet’in kanatları altına sığınıp yediği haltı temizleme konusunda yardım istemekten utanmıyorlar. Hani nerede o bildikleriniz, biraz şeffaf olun ve neden başarısız olduğunuzu anlatıp örnek olun bari…

Sosyal medya paylaşımları veya yazılarıyla -sözümona- Hizmetin hatalarını dile getirenler… Allah aşkına “o günden beri” kaç mağdura sahip çıktınız? Kaç tane mültecinin cebine biraz paya koydunuz veya elinden tutup dil öğreniminden, iş bulmasına kadar destek verdiniz? Hadi bunları yapmadınız/yapamadınız… Allah aşkına bir twit atarak her gün yaşanan mağduriyetlerden bir tanesini duyurmaya neden destek vermediniz/vermiyorsunuz? İşiniz gücünüz üst perdeden “ayar vermek”. Siz ne utanmaz sıkılmaz tiplersiniz…

Biri çıkar “Şu kadar zamandır Bamteli dinlemiyorum” der, ötekisi “Şu kadar zamandır fiilen, bu kadar zamandır fikren Hizmetten ayrıldım” der, bir başkası kendi kafasına göre yaptığı işlere Hizmetin maddi destek vermemesine kızar, kimisi de akademik unvana sahip olmasından olsa gerek teoriye takılır, pratiği görmez…

Oysa Hocaefendi Hizmeti, “Aksiyon öncelikli fikir hareketi” olarak tanımlıyor ve kuruluşundan bugüne kadar da hep böyle olmuş. Türk ve İslam tarihine baktığımızda da benzer hareketlerin hep bu şekilde yol aldıkları görülür. Bu gerçeği görmezden gelip insanımıza zorla “Batı libası” giydirmenin kime ne faydası var anlamak mümkün değil. Neredeyse 200 yıldır bunu deneyip duruyoruz ve geldiğimiz nokta ortada… Ne Batıya yaranabildik, ne de kendimiz olabildik; üstüne üstlük rehberlik yapabileceğimiz insanları da kendimizden uzaklaştırdık.

Çok zorlamayın arkadaşlar! Hizmet bitmedi… An itibariyle Türkiye dâhil dünyanın dört bir yanında hizmetler devam ediyor; siz görseniz de görmeseniz de… Çok değil 3-5 sene sonra mülteciler bulundukları ülkenin dilini öğrendiğinde yeni yeni eğitim kurumları açılacak, işadamları kazandıkları büyük paralarla hizmetlerine devam edecek, diyalog faaliyetleriyle yeni gönüllere sevgi tohumları serpiştirilecek…

Bilmem ki derdimi anlatabildim mi?

Hizmetin genel yapısına bakınca öyle afili söz söylemesini bilen pek kimse bulamazsınız ama yaptığı işe gönlünü veren, samimi ve fedakâr çok insan bulursunuz. Siz buna isterseniz beceriksizliğinden Hizmetin kanatları altına sığınmış bireyselleşememiş insan deyin isterseniz aklını kiraya vermiş düşünemeyen insanlar topluluğu deyin… Yazdıklarınız, bu Hizmeti devam ettirenleri etkilemiyor çünkü onlar süslü-püslü sözlere değil hayatını ortaya koyarak hizmet edenlere bakıyor ve onları örnek alıyor.

Rüzgâr, bir kayadan ne büyüklükte bir parça koparabilirse sizin de sözleriniz, yazdıklarınız ancak o kadar etkili olabilir, bilmem anlatabildim mi?

HALİT EMRE YAMAN

halitemreyaman@hotmail.com

@halitemreyaman2

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here