BAŞKA ÜLKEDE YAŞAYAMAM / Yücel Darcan

0
267

Mizah, hayatın eğlenceli yönünü ortaya koyan bir çeşit sanattır. İnsanı, karikatür, resim, film, konuşma ve yazma gibi şeyler güldürüp eğlendirir. Günümüzde iletişimin gelişmesi ve teknolojik imkânlarla insanoğlunun eğlenceli şeylere ulaşması daha da kolaylaşmıştır.

Her toplumun mizah anlayışı farklıdır. Bu yüzdendir ki filmlerde yapılan bazı espriler başka ülkelerde çok anlamsız olur. Bununla birlikte dünya bir köye dönüşme yolundadır ve farklı milletlerin ortak bir mizah anlayışı oluşmaya başlamıştır.

İnsan, hayatını her zaman ciddiyet içinde sürdüremez. Espri, yerinde ve usulünce yapıldığında sıkıntılardan kurtulmayı ve rahatsızlık veren durumların üstesinden gelmeyi sağlar. Yeri gelmişken espri yapma ve insanları güldürme konusunda birkaç ölçü verelim:

  • Genel ahlaki kurallara uygun olmalı
  • Rahatsızlıklara ve kırılmalara sebep olmamalı
  • Kişiye ve topluma zarar vermemeli
  • Güldürürken düşündürmeli
  • Alay, hakaret ve suçlayıcı ifadeler kullanılmamalı
  • Yalan-yanlış ifadeler barındırmamalı

Bir bebek günde yaklaşık 300 kere gülümserken yetişken birisi bunu 20 kere yapar. Gülmek suretiyle vücuduna dağılan salgılar sayesinde insandaki stres azalır, fiziksel acılar diner, tansiyon düşer, ruhsal enerji kazanılır… Bunlarla birlikte birçok psikolojik faydası da vardır.

Espri yapmak, insanları güldürmek için keskin bir zekâya sahip olmak gerekir. Bununla birlikte Türkiye’nin havasını teneffüs eden, ekmeğini yiyip suyunu içenler için bu kural geçerli değildir. Hayatın olağan akışı eğlencelidir bu topraklarda…

En kaba davranıştan en ince espriye kadar, hatta birbiri ile uyum içindeymiş gibi görünen olaylardaki çelişkilerin birdenbire ortaya çıkması ile eğlenceli durumlar oluşur Türk insanının hayatında…

Hazırlamış olduğum ‘Başka Ülkede Yaşayamam’ isimli kitapta Türk insanının güldüren hallerine ve pratik zekâ örneklerine şahit olurken aslında birçoğuna sebep olan toplumdaki aksaklıkları, vurdumduymazlıkları ve hakkı verilmeden yapılan işlerin varlığını göreceksiniz.

Mizahın özelliklerinden biri de güldürürken düşündürmesidir. Kitabı hazırlarken bunu göz önünde bulundurmaya çalıştım. Her yazı veya görselden kendimize dersler çıkarabilmeli ve bazı şeyleri sorgulayabilmeliyiz; varoluşumuzun gereklerinden biridir bu…

Anadolu topraklarında yaşayan ortalama insanlar öyle süslü püslü konuşmayı beceremez. Mikrofonla baş başa kalınca eli ayağı birbirine dolanır ama normal hayatında ve arkadaşları arasında bülbül gibi şakır…

En çok da bir şeyleri kurtarmaya çalışır; kimi zaman ülkeyi, kimi zaman tuttuğu futbol takımını…

Her konuda bilgisi vardır yurdum insanının… Ülke nasıl yönetilir? Gerçek din nedir?

Hele bir imkân verilse neler yapmaz ki? İş kurar, ekonomiyi düzeltir, ülkede işsiz kimse kalmaz…

Evet, kitabımızda Anadolu insanının profilini farklı bir açıdan görmüş olacaksınız. Aslında medyada her gün benzerlerini okuyup görüyoruz, yani malzeme sıkıntısı yok. Bu da kitabın devamının geleceğinin habercisidir.

Kitabımızda, bir kısmı daha önce bir yerlerde yayınlanmış yazılar var. Bu yazıları ve yazılar arasındaki görselleri, yukarıda tarifini vermeye çalıştığım mizah anlayışı çerçevesinde elden geçirdim. Eğitimcilik yaptığım yıllarda öğrencilerimle beraber hazırladığım duvar gazeteleri ve dergilerde kullandığım metinleri de buraya aldım. Emeklerini heba etmemeye çalıştığım öğrencilerime buradan teşekkür ediyorum.

YÜCEL DARCAN

@yuceldarcan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here