Salim Zeybek Nerede?

0
323

Salim Zeybek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) uzmanı olarak görev yapıyordu. KHK ile ihraç edildi. Hayatının altüst olması bununla kalmadı. 21 Şubat 2019’da eşi Betül Zeybek ve iki çocuğunun gözleri önünde sivil kıyafetli, silahlı ve kendilerini “devlet” olarak tanıtan insanlar tarafından kaçırıldı. O günden beri kendisinden haber alınamıyor.

Daha önce kaçırılan diğer kişilerden farklı olarak Salim Zeybek, eşi ve çocuklarının gözleri önünde kaçırıldı. Yine kendisi gibi KHK’lı Edebiyat öğretmeni Betül Zeybek, eşinin kaçırılışına çocuklarıyla birlikte şahit oldu. Betül Zeybek, eşini kaçıran araçların plakaları dâhil, birçok delil sunmasına rağmen günlerdir başvurduğu Savcılık ve Emniyet’ten hiçbir cevap alamıyor.

Salim Zeybek, 21 Şubat günü ailesi ile birlikte Edirne’ye doğru seyahat ediyordu. Bir süre sonra bir aracın kendilerini takip ettiğini fark ettiler. Resmi araç olduğunu gösteren bir işaret yoktu. Bundan dolayı panik olan aile, kendilerini takip eden araçtan kurtulmaya çalışırken talihsiz bir kaza yaşadı. Kazanın ardından, araçtan inerek yolun kenarındaki su kanalından geçmeye çalıştılar. Bir anda silah sesleri duymaya başladılar. Saldırganlar, “çocuklar var, ateş etmeyin, silahımız yok” diye bağırmalarına aldırış etmedi. Etrafları sarıldı. Salim Zeybek’e bağırarak yere yatmasını istediler. Yere yüzüstü yatan Salim Zeybek’i derdest edip bir araca bindirip götürdüler.

Çocuklarıyla kalan Betül Zeybek’in etrafını sarıp bekletmeye başladılar. Eşinin götürülmesinden bir süre sonra Betül Zeybek de çocukları ile Dacia Duster marka bir araca bindirildi. Silah sesleri, babalarının yere yatırılıp kelepçelenerek götürülmesi, silahlı kişilerce etraflarının çevrilmesiyle 8 ve 6 yaşındaki iki küçük çocuk dehşet içerisinde kaldı.Betül Zeybek defalarca eşinin nereye götürüldüğünü sormasına rağmen bilgilendirilmemiş her seferinde farklı cevaplar verilerek oyalandı.

İlk bilgi Edirne Emniyetine götürüleceği şeklindeyken daha sonra İstanbul Emniyeti telaffuz edildi. Ancak doğru bilgi olmadığı öğrenildi.

Eşi ile ilgili doğru bilgi alamayan Betül Hanım’a ve çocuklarına çeşitli zorluklar yaşatılırken, kaçırıldıkları andan Ankara’da evlerine yakın bir sokağa bırakılacakları ana kadar geçen iki gün boyunca kişisel ihtiyaçların karşılanmasına dahi izin verilmedi. Sürekli ‘Biz devletiz’ diyerek Betül Zeybek’i korkutmaya çalışan bu insanlar, çocukların tuvaletleri geldiğinde, yol kenarında yapmalarını ifade etti. Kendisiyle yapılan görüşmelerde Betül Zeybek eşini kaçıranlarla ilgili gösterilen tek resmi evrakın bir polis kimliği olduğunu ifade etti.

Betül hanım kaza yaptıkları aracın başında resmi kıyafetli üç jandarmanın olduğunu gördü ve Betül Zeybek ile çocuklarını önce Edirne emniyete aktaracaklarını söyleyen birinci araçtaki bu kişiler yol boyunca sürekli telefonla birileriyle konuşarak bu konuşmaların duyulmaması için sürekli araçtan indirildiler. Betül Zeybek, bir ara telefonda “O, komada” tanımının kullanıldığını duyduğunu ve İstanbul sınırında siyah camlı bir aracın onları beklediğini söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti; “Yeni aracın plakası gizlenmiştir. (34FF 9017) bu araç bir şahıs üzerine kayıtlı olduğunu öğrendim ancak isim aklımda değil. Bu Plakalı araç benim dediğim saatte ve görüntüleri aldığım güzargahta pts takılmış bunu bana söylemediler ancak karakolda konuşup not ederlerken duydum.”

55-60 yaşlarında iki kişi öne, 25 yaşlarında seyrek bıyıklı bir gencin de arkaya oturduğunu ifade eden Betül zeybek, gece olmasına rağmen aracın güneşlikleri inik olduğunu söyledi. Yol boyunca ara ara duruyorlar, bagajın açılıp kapandığı sesini duyan Zeybek, sürekli ön plakayı değiştirdiklerini fark ettiğini de belirtti.

Betül Zeybek, ikinci bindikleri araçta arkada yanlarına oturan kişinin sürekli, “Biz devletiz, sizi bıraktıktan sonra sakın Emniyet’e, savcılığa gitme” dendiğini; Bunun bir tehdit mi olduğu sorusuna ise aldığı cevabın “Sen tehdit nedir görmemişsin!” şeklinde olduğunu ifade etti.

Betül Zeybek’i alıkoyan kişiler Ankara’ya doğru yöneldiler. Yolda, bir süre sonra ‘telefonla eşinle görüştüreceğiz’ denildi ve bu konuşma eşiyle son görüşmesi oldu.

Çeşitli haber kanallarına verdiği röportajda, Betül Zeybek şunları ifade etti; “Eşim Salim Zeybek, konuşmaya “ağlama” diye başladı, çocuklar o sırada uyuyordu. Ben iyiyim, rica ettim sizi otogara bırakacaklar. Ankara’ya gidin, hayatınıza normal devam edin. Rabbim nasip ederse tekrar görüşürüz. Ben üzülmeyeyim  diye iyiyim diyorsun. Artık hayatımıza nasıl normal devam edebileceğiz. Bana ‘Emniyet’e gitme’ diyorlar, dediğimde eşimin  cevabı “ Eeee gitme sen de o zaman.” oldu.

Betül Zeybek, Ankara’da yaşadığı eve çok yakın bir yerde sabaha karşı 05:10’da bırakıldı. Araç durunca “Son kez tekrar ediyoruz, savcılığa da emniyete de gitmeyeceksin” denerek tekrar tehdit edildi. Bir süre bu sözlerin etkisinde kalan ve çocukları için endişelenen Betül Zeybek, eşinden haber alamayınca ulaşabildiği bütün yetkili mercilere başvurmaya ve sosyal medyadan sesini duyurmaya karar verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Emniyeti, Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Derneği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dâhil her yere başvuran Betül Zeybek, son üç yılda artan devlet eliyle insan kaçırma hadisesine çocuklarıyla birlikte şahit olan tek isim oldu. Yaşadığı dehşete rağmen Betül Zeybek, eşi Salim Zeybek için mücadele etmekten geri durmayacağını söyledi.

Salim Zeybek, 21 Şubat 2019’da Edirne’de eşi ve çocuklarının gözleri önünde kendilerini devlet görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılmış, 85…… gündür haber kendisinden ve akıbetinden haber alınamamıştır. Şimdi aile haklı olarak şu sorulara cevap arıyor:

Kendini “devlet” olarak tanıtan bu kişiler kimdir? Aylardır yapılan müracaatlara neden bir cevap verilmemektedir? Devlet vatandaşını kaçırır, ona tuzak kurar mı? Hukuk devletinde bir insanı kaçırmanın karşılığı nedir, hele bir de çocuklarının gözü önünde bu insanlık dışı muamelenin yapılması ne kadar insanidir?Salim Zeybek, son üç yılda Hizmet Hareketi’yle ilişkili oldukları gerekçesiyle kaçırılan 24. kişi. Kaçırılanlardan bazılarından üç yıldır haber alınamamış; bazıları ise aylar sonra ağır işkencelerden geçirilmiş halde Ankara Emniyeti’ne teslim edilmiştir. Sağ kalanlar kendilerini kaçıran ve işkence eden kişilerin MİT personeli olduğunu belirtmektedir.Yasa dışı biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılan Salim Zeybek nerede?

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here