ŞAŞIRDIK MI? / Halit Emre Yaman

0
451

Hayır, şaşırmadık… Çünkü;

Perşembenin gelişi, Çarşambadan bellidir. Erdoğan, 31 Mart’ta yapılan seçimlerden bu yana, İstanbul’u kaybetmiş olmayı sindiremedi. Hem beden dili hem de sözleriyle bunu defalarca ortaya koydu. Geçen süre içinde de pazarlık ve planlarını yaparak seçimleri iptal etti.

Hayır, şaşırmadık… Çünkü;

İstanbul’u kaybetmiş olmak rant kapılarının kapanması demekti ve Erdoğan buna tahammül edemezdi. Zira beslenmesi gereken bir sürüsü var.

Hayır, şaşırmadık… Çünkü;

Erdoğan, “Türk seçim sistemi, dünyanın en iyilerinden, şeffaf, güvenilir ve demokrat olanı…” demişti. Buna rağmen nasıl olduysa bir zarfa giren birkaç pusuladan sadece bir tanesi üzerinde hile yapılmış. Ve hile yapılan pusula da AKP’nin kaybettiği yerle ilgili… Ah şu düşmanlar; ne kadar da becerikliler…

Hayır, şaşırmadık… Çünkü;

Berbat durumda olan Türkiye ekonomisinin dibe vurması 31 Mart seçimleri ile ötelendi. Halkın buna tepki vermemesi için algı operasyonları yapılarak bir şeylerle meşgul edilmesi gerekiyor. Seçimlerin iptali şimdilik başlangıç… Bakalım arkasından neler gelecek?

Bundan sonra da şaşırmamalıyız… Çünkü;

Ortada böyle bir muhalefet varken Erdoğan atı da alır, Üsküdar’ı da geçer. Hangi partiden olursa olsun, ufuksuz, korkak, pısırık ve ülke gerçeklerini göremeyecek vasıfsızların oluşturduğu muhalefet, Erdoğan’ın verdiği F… sakızını çiğnedikçe daha çok seçim yapılır.

Aslında şaşırmamalıydık… Çünkü;

Erdoğan her olumsuz durumu Hizmet Hareketine fatura edince tatlı su demokratlarının sesi kesildi. Yüz binlerce mağdura sahip çıkmayanlar, bıçağın ucu kendilerine dokununca konuşmaya başladılar. Ne yapalım karakterimiz bu… Sarı öküzü vermememiz gerektiğini idrak edince belki toparlanırız. İşin acı tarafı bütün bir millet olarak bu acıları yaşamamız gerekiyor, yoksa aklımız başımıza gelmeyecek.

Şaşırmamak gerekir… Çünkü;

Kurt, kuzuyu yemeyi kafasına koymuşsa bahanesini de bulur. KHK’lı sandık başkanı, dış güçler, F… Say sayabildiğin kadar. Erdoğan şimdiye kadar çaldığı her minareyi çuvala sığdırdı, yaptığı her hukuksuzluğa ve zulme gerekçeler uydurdu. Bundan sonra yapacakları için mi kılıf bulamayacak?

Şaşırmamak gerekir… Çünkü;

Biz Anadolu insanları, itaat kültürü ile büyüdük, devleti gözü kapalı şekilde kutsamayı öğrendik, büyükler ne yaparsa yapsın onun doğru olduğunu ve eleştirilemeyeceği zihnimize kazındı. Başkalarının başarısını alkışlamayı öğrenemedik, konuşurken usul ve üslubu bir kenara bıraktık, vur deyince öldürdük. Şikâyete hakkımız yok, zira içimizden çıkanlar şimdi bizi yönetiyor. Aklımızı başımıza almazsak bu devran böyle devam edip gidecek…

Şaşırmamak gerekir… Çünkü;

Türkiye’yi yönetenlerin, millete hizmet derdi neredeyse hiç olmadı. Menfaat elde etmek, adamlarını kayırmak, koltuğunu kaybetmemek ve zengin olmak için siyaseti kullananlara oy verip başımıza geçirdiğimiz sürece şaşırmaya hakkımız yok. Dün düşman ilan ettiği ile yüzü hiç kızarmadan bugün ittifak kuranların, bugün ak dediğine yarın kara diyeceklerin çelişkilerine aldırmadan, onların faydalı işler yapacaklarına inanmak saflıktan başka bir şey değildir.

Bundan sonra şaşkınlık yaşamak istemiyorsak;

Yapılması gereken ne varsa, onu hakkıyla yapmamız gerekiyor. Mevzu siyaset ise bundan beklentisi olmayanların iş başına getirilmesi gerekir. Mevzu din ise yaşantısı ile insanlara örnek olan, ehil insanları dinlemek gerekir. Mevzu geleceğimiz ise fedakâr, şefkatli ve milletini seven eğitimcilere imkân sağlamak gerekir.

Bundan sonra şaşırmamak istiyorsak;

Önce kendimize çeki-düzen vermemiz gerekiyor. Biz, insan olmanın, Müslüman olmanın gereklerini yerine getirirsek, çevremizi de etkileyebiliriz. Kelebek etkisini hafife almamak gerekir. Bütün yeni dirilişler, hep küçük adımlarla başlamıştır. Kendisiyle barışık olmayan, muhasebe ve murakabe yapamayan, okumayan, dinlemeyen, düşünmeyen tembel insanların ne kendisine ne de çevresine faydası yoktur.

Böyle insanların sayısı ne kadar çok olursa, fırsatçı, kurnaz, hırsız ve münafık tiplere gün doğar. Onlar da bugün Erdoğan’ın yaptığı gibi milletin başına musallat olur. Azrail’in ziyareti ile o urdan bir süreliğine kurtulmak mümkün olsa da arkasından yenileri peydahlanır.

HALİT EMRE YAMAN
@halitemreyaman2

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here