Akşener’den Erdoğan’a Mermi Yanıtı: Aldığın O Lüks Uçak Kaç Mermi Eder?

0
68

Partisinin grup toplantısında konuşan Meral Akşener, hükümetin ekonomi politikalarını ve belediyecilik anlayışını eleştirerek, “Bu şehirlere nasıl ihanet ettik’ diye kendiniz söylüyorsunuz. Bunların ‘gönül belediyeciliği’ dedikleri, vatandaşın derdiyle dertlenmek değil, cüzdanlarının gönlü” dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan İYİ Parti Meral Akşener, 2010 yılında bizzat uyarıda bulunduğunu söyleyerek, “Yanlışlarından dönmediler. Yaptıkları yanlışın bedeli 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Bu aziz millet, devleti sokaktan, köprüden topladı” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Biz düşmana mermi atıyoruz, bir merminin fiyatı nedir biliyor musunuz?” sözlerine tepki gösteren Akşener, şunları söyledi:

“Bu millet sıkılan merminin hesabını tutmaz. 2,5 katrilyon liraya aldığın o lüks uçak kaç mermi eder? Önce bunu hesapla da ondan sonra millete ahkam kesersin. Senin o uçağının masrafıyla 158 F-16 pilotu 40’ar saat operasyon yapar. Mehmetçiğin tüfeğine 1 milyar tane mermi alınır. Millet ordusunun muhasebesini tutmuyor ama bil ki senin şatafatının hesabını tutuyor. Bunlar bahane ustası oldu. Kırk yıl düşünsek meyve ve sebzeyle mermiyi aynı cümlede kullanmak aklımıza gelmez. Üç tane belediye için Türk milletini bu kadar aciz göstermek olur mu? Mermiyi sivri biberden, barutu domates çekirdeğinden mi yapıyorsunuz?”

Akşener’in konuşmasındanöne çıkan başlıklar şöyle:

“Helikopter kazasında vefat eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Son günlerde helikopter kazaları artıyor. Bu konun da araştırılacağına inanıyorum. Belki imkanımız, sarayımız, kortejimiz yok. Biz bahtımızı en güvendiğimiz adrese rabbimize, milletimize emanet etmişiz. Şimdiye kadar yüzümüz kara çıkmadı. ‘Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni’ diyen Fatih kadar kararlı olacağız. ‘Geldikleri gibi giderler’ diyen Mustafa Kemal gibi inançlı olacağız. Allahın izniyle başaracağız, başaracağız, başaracağız.

Kim ne derse desin İYİ Parti olarak güzel konuşmaya devam edeceğiz. Bizi düşürmeye çalıştıkları çukura düşmeyecek kadar devlet tecrübemiz var çok şükür.

Ekonomideki kötü gidişata üzülüyoruz, yargıdaki haksızlıklara öfkeleniyoruz. Bir an evvel bu sorunların tamamını çözmek istiyoruz. Sedece biz değil, vatanını seven herkes aynı duyguları yaşıyor. Buradan ülkemin her köşesine sesleniyorum. Bu nezaket dilini devletin en tepesinden başlayarak 82 milyon vatandaşımızın da benimsemesini istiyoruz. Birbirimizi anlamak için adımlar atarsak sorunlarımızın çözümü de kolaylaşacaktır.

Domates, biber ve patlıcanın fiyatı aracılardan artıyormuş. Kim bu aracılar? Fırsatçıların tepesine çökün diyoruz. İktidar şikayet edecek makam değildir. Ama bunlar sürekli şikayet ediyor. Yapamıyorsanız gidin kardeşim yapanlar gelsin. Ama mesele bu zamanları kollayan fırsatçılar değil ki. Her kriz döneminde illaki fırsatçılar olur. Devlet gereğini yapar. Biberi, patlıcanı, patatesi almak zorunda kalan vatandaş, bunları üreten de satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu?

Zamların sorumlusu dediği o aracı iktidar olmasın? Sonuçta ürünün pahalı olmasına neden olan o aracı, fırsatçı demekki iktidar siz yapıyorsunuz. Bunun üzerine Damat Berat diyor ki, sebze meyvenin fiyatı taşımacılık yüzünden artıyormuş. Yani patlıcanın, biberin pahalılığının sebebi, Muğla’dan Trakya’dan Nevşehir’den yola çıkan kamyonların şoförleriymiş. İyice şaşırmış bu adam. Gerçekten böyle diyor. Fiyatlar taşımacılıktan artıyormuş. Fiyat artışı taşımadan geliyor ama bunu düzeltmek için tek bir adım yok. Bunu düzeltmenin yolu bütün dünyada petrol fiyatları düşerken mazota benzine zam yapmak değildir.

24 Haziran’da çıktığımız her seçim kampanyası boyunca sizi uyarmadık mı? Çiftçi rahatsız, düşürün bu maliyetleri demedik mi? Üretici dağınık, kooperatifler kurun, güçlensinler dedik. Ciddi ürün kaybı var, verim düşüyor dedik. Kendi çıkardığınız tarım kanununu bile uygulamıyorsunuz. Verilen hibe ve destekler doğru adrese gitmiyor, denetleyin dedik. Velhasıl dedik de dedik. Hiç kulak asmadınız. Nasılsa 5 müteahhitinizin keyfi yerinde yazıktır. Ne hale geldik. Bunları yapmadıkça mutfaktaki yangın sönmez. Sadece günü kurtarmak için adım attığınızda oy almak için adım attığınızda bu iş yürümez. Kimseye suç atmaya kalkmayın suçlu sizsiniz kardeşim sizsiniz.

Sayın Cumhurbaşkanının anlayabileceğini düşünüyorum. Bu işi yapabilmek için iyi bir tedrisattan geçmeleri gerekir. Gece gündüz bu işlere kafa yormaları, milletin dertleriyle dertlenmeleri gerekir. Bunların sağına bak akraba, soluna bak 5 müteahhit. İYİ Parti’de vatanına milletine sadık kadrolar var çok şükür. Milletimiz de bunu görüyor ki, her geçen gün bize teveccühleri artıyor. Milletimiz sandığı bekliyor sandığı.

Bu kentleri nasıl bu hale getirdiniz? ‘Bu şehirlere nasıl ihanet ettik’ diye kendiniz söylüyorsunuz. Ben size söyleyeyim bunların gönül belediyeciliği dedikleri, vatandaşın derdiyle dertlenmek değil cüzdanlarının gönlü.

2010’da bizzat uyarmama, şahsen uyarmama rağmen yanlışlarından dönmediler. Yaptıkları yanlışın bedeli 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Dostça tavsiyem odur ki; sütü bozuktan kifayet olmaz. Başkasını sokan yılanı sakın ha koynunda barındırma. Gün gelir ki seni de sokmaya çalışır o yılan. Yaptıklarının bedeli 15 Temmuz darbe girişimi oldu, bu aziz millet, devleti sokaktan, köprüden topladı.

Damat Bey çıkmış ‘dengemizi bulduk’ diyor, neyin dengesi? Ne Türkiye 16 yıldır dengesini bulabildi ne de siz siyasette denginizi bulabildiniz. Türkiye’nin dengesi de İYİ Parti, sizin denginiz de İYİ parti.

Devletin en stratejik fabrikasını yabancılara özelleştiriyorlar, domatesi, biberi kendileri satıyorlar. Bu gidişle domatesi, biberi karneye bağlarlarsa şaşırmayın. Allah insanı en beğenmediği alanla imtihan edermiş. Bir hesapsızlığın sonucu bu. Sorunu inkar ediyorlar, çözümleri de çözüm değil. Diyelim ki 2 ay daha böyle milleti oyalayacaksınız sonra ne olacak? 6 aydır bağırıyorsun, neden düşmüyor peki bu fiyatlar. Çalışmayıp üretmeyip milleti betona gömeceksiniz, sonra da bağıracaksınız. Bağırarak, tehdit ederek ekonomiyi Türkiye’de çözecekseniz Nobel’i hak edersiniz. Ama böyle bir şey yok, çalışmayınca olmaz.

Geçen hafta Andımız’ın geri getirilmesi için önerge verdik, AKP ve HDP ile reddedildi. HDP, Cumhur İttifakı’nın gizli ortağıdır ve görevi de onların iftiralarına altyapı hazırlamaktır. Yaptıklarına bakarsanız neyin ne olduğunu anlarsınız. Doğu Türkistan için bizden başka ah eden yok. Ey iktidar Çin’den para gelmedi mi daha?”

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here