Alışmak Zaman Alır, Zaman İse Her Şeyi – Elif Nazlı

0
327

Alışmak zaman alır, zaman ise her şeyi!

Dört metrekarelik hücremin duvarına kazınmıştı bu sözler.

Kandamlaları sıçramıştı üstüne.

Yazan kimdi, neydi, neciydi bilmiyorum. Ama o dört duvar, dili olmasa da anlatıyordu bir şeyler.

Pislik içinde bir oda. Duvarlarında kandamlaları. Yatak süngerinin üstünde her türlü pislik var. Bir tabak, yemek yenemeyecek cinsten. İçinde kalmış yemek artıkları. Öylece kala kalmış. Kim bilir ne kadar zamandır öylece duruyor odanın ortasında. Bir klozet, yanında yarım metre duvar. Hemen bitişiğinde iki katlı ranza. Klozetin diğer tarafında ise ince bir cam. Hücremin mutfak ve lavabosu o tarafta.

İlk girdiğim anı düşünüyorum şimdi. Öleceğimi sanmıştım o odada. Şansıma, birisini daha verdiler yanıma. Yapamam, duramam burada dedim. Çok iyi biliyordum ki, bal gibi de duracaktım.  Hatta belki sevecektim bile. Alışacaktım zamanla.

Eşyalarımı bıraktım bir kenara. İlk kabullenme sürecini atlatmalıydım. Telkinler verdim kendime. Geçecek bu günler, suçsuzluğun ve haklılığın anlaşılacak muhakkak. Yine evine, sıcak yuvana, temiz yatağına döneceksin bir gün. Hem insanoğlu neye alışmaz ki. Buraya da alışırsın.

Biraz rahatlayınca  kalktım. İkinci iş, gardiyandan temizlik malzemesi istedim.  Bulaşık süngeri ve katı sabun verdiler. Şansımız yaver gitti de, birkaç tane verdiler. Lavabo için bir tane, klozet için bir tane, yerleri ve duvarları temizlemek için ise bir tane.

İş bölüşümü yaptık hücre arkadaşımla. Ben duvarlardan başlayacaktım temizlemeye. Kan lekelerini çıkarmak ne kadar zor olabilirdi ki. O sırada fark ettim, derin derin kazınmış yazıyı.

Bir yandan avucumun içinde kaybolan süngerle temizlik yapmaya çalışıyor, bir yandan da yazıyı düşünüyordum sürekli.

İçime işlemişti adeta. Yazan kişiyi düşündüm sürekli. Nasıl bir haldeydi acaba! Bu kan lekeleri nedendi?

Kendimi düşündüm sonra. Zaman her şeyimi alacak mıydı hakikaten! İşte o zaman, zamana yenik düştüğüm gün, kaybeden olurdum ben.

Şimdi bakıyorum geçip giden zamana, günlere. Öyle günler oldu ki, hiç geçmeyecek bitmeyecek sandım. Öyle günler oldu ki, öleceğim diye korktum. Nefes alamadım, tahammül edemedim. Ümidimin azaldığı da oldu,  tamamen yitirdiğimde. Hepsi öyle mi. Çok güzel günlerim de oldu küçücük oda da.

Şimdi bakıyorum, zaman çok şeyimi aldı benden. Belki de bir şeyleri koparan, sadece, tek başına zaman değildi. Kimi şeyler de kendiliğinden gitti zaten.

Ama çok şey kazandım. Zaman aldıklarını misliyle verdi bana. Paha biçilemez şeylerle hem de. Bir gün tahliye olacağımı biliyordum oradan. Ama esas mezun olacağımı ve iyi bir eğitimden geçtiğimi, cezaevi kapısı yüzüme değil arkamdan kapandığı gün anladım.

Zamanla işim bitmedi hala. Şu günlerde yaralarımı sarıyor.

Yazan:ELİF NAZLI

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here