GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE / HALİT EMRE YAMAN

0
775

GÜLERİZ, AĞLANACAK HALİMİZE

HALİT EMRE YAMAN

15 Temmuz 2016’da Türkiye’de yaşanan garabet orada kalıp tarihteki yerini alsaydı iyiydi.

Kimler suçlu ise gereken yapılsaydı iyi olurdu, ama olmadı.

Anlaşılan o ki insanlıktan nasip almamış, insan olma duygusunu kaybetmiş ne kadar hain, korkak, yalaka, beceriksiz, menfaatçi, düşüncesiz insan müsveddesi varsa şimdilerde bayram ediyorlar.

Başarılı, tecrübeli, yaptığı işin hakkını veren ve ahirette hesap vereceğine inanan insanların görevden alınıp meydan tam tersi vasıflara sahip tiplere kalınca garabetlerin ardı arkası kesilmedi.

Yaşanan binlerce mağduriyetin yanında bazen tebessüme vesile olan olaylar da yok değil. İlerleyen satırlarda göreceğiniz gibi aslında mağdur durumdaki insanlar bir gerçekten bahsediyorken muhataplar komik duruma düşüyor. Bunun sebebi de yetersizlikleri, dik duramamaları ve belki de korkuları…

***

Cezaevinden çıkan öğretmen, koğuş arkadaşı olan tutuklu genç hâkimin  gördüğü rüyayı anlatıyor:

“Ölmüşüm, cenazem yıkanıp kefenlenmiş, namazım kılınmış ve kabre yerleştirilmişim. Korku ve endişe içerisinde beklerken sorgu melekleri gelir, sorguya başlarlar:

– Rabbin kim? Cevap veriyorum:

– Allah…

– Peygamberin kim?

– Hazreti Muhammed (sav)…

  1. soru enteresan. Melekler sorarlar:

– Söyle bakalım bylock var mı?

O şok ile uyanmış arkadaş…

Galiba özel muamele var ötede bylock ekibine…

***

Bir abimiz gaybubet evi tutuyor. Bahçeli bir ev… Ortam müsait, boş durmayayım diye 3-5 tavuk alıp doğal yumurta yiyeyim diyor.

Bir zaman sonra kümese hırsız girmiş. Hırsız, abinin tavuklarını çuvala doldurmuş kaçarken komşusu yakalıyor ve abiye sesleniyor:

– Gel, hırsızı yakaladım, polisi arayalım diyor.

Abi balkondan sesleniyor:

– Sal gitsin, sal gitsin…

***

– Sayın savcım!

– Evet…

– Benim için “burs ve kurban verdiği, namaz kıldırdığı, sohbetlere aktif olarak katıldığı tespit edilmiştir” demişsiniz.

– Evet, öyle zaten!

– Sayın savcım, lütfen buna ahirette de şahitlik eder misiniz? Orada çok lazım olacak da…

– Şey, kem küm ama siz…

***

Mahkemede hâkim iş adamına soruyor:

– Sen falan ülkedeki okulları ziyaret etmişsin. Anlat bakalım o geziyi…

İş adamı hiç konuşmuyor, birilerini arar gibi sağa-sola, öne-arkaya bakıyor. Hâkim kızıyor:

– Düzgün dur ve cevap ver.

İş adamı toparlanıyor ve konuşmaya başlıyor:

– Efendim, ben o geziye AKP’nin … belediye başkanı ve halen AKP’de milletvekili olan … ile gitmiştim. Eğer bu suçsa onların da burada olması gerekir. Salonun neresindeler diye etrafıma bakıyordum…

Hâkim sinirlenerek kararını verir:

– Çıkarın bunu dışarı!

***

Nezaretteyiz… Emniyet müdürü geldi.

– Özel konuşmak isteyen var mı, dedi.

Biz biliyoruz ki, “isim verin, itirafçı olun” demek istiyor. Eskiden alkolik olan koğuşumuzdaki bir arkadaş:

– Müdürüm, ben bir şey diyecem… Beni biliyonuz, her gece içerdim, alkoliktim yani… Evde karıma, çocuklarıma huzur vermezdim. Size de huzur vermezdim, gece gelip beni alırdınız. Her zaman aha buraya koyardınız. Sabah olup da ayılınca seni salıverirdiniz. Şimdi bu adamlarla tanıştım… Alkolü bıraktım, namaza başladım, evime huzur geldi. Yav, yine beni buraya aldınız. Söyleyin bana, beni buraya aldırmayacak yol hangisi ise ben oraya gideyim…

Müdürden ses çıkmaz ve arkasını dönüp gider…

***

İhraç olduktan sonra …’da askerlik yaptığım sırada üçüncü defa gözaltına alındım. Götürüldüğüm emniyet müdürlüğünde yer olmadığı için esrar içen, hap atanların arasına koydular. Mesleğim gereği bu tiplerle iyi anlaşırım ama yine de polise dedim ki:

– Memur bey, esrardan gelenleri şu karşıdaki boş koğuşa koysanız… Bak burada namaz kılıyoruz, gece ibadete kalkıyoruz…

– Ya hocam, sizlerden bir şeyler öğrensinler diye koyuyoruz yanınıza, adam edin bunları, düzeltin biraz…

– Memur bey, adamın yarın çıkıp gideceği kesin, ben ise tutuklanacağım. Hem o adi suçlu biz terörist…

– Sen geç onu hocam, dedi polis ve anlatmaya başladı…

– Geçen gün ne oldu biliyor musun? Savcı uyuşturucu sattığı için adamın birini mahkemeye sevk etti, adam tutuklandı. Adam kararı duyunca mahkeme salonunda “Allah var, gam yok” diye bağırdı. Bunun üzerine hâkim bizim grup amirini çağırmış ve demiş ki:

– Bu uyuşturucu şüphelilerini F…’lerle aynı yere mi koyuyorsunuz?

Bizim grup amiri de:

– Eee, şey efendim, yer yoktu da… vs. vs. deyince hâkim:

– Belli zaten, adamı uyuşturucudan tutukluyorum “Allah var, gam yok” diyor. Bu F…’cüler herkesi kandırıyor, ayırın bunları birbirinden, demiş.

***

Medrese-i Yusufiyede kalan bir arkadaşımıza ilk 9 ay mektup hakkı verilmemiş. 9 ay sonra izin verilince eşine mektup yazmış ama mektup bir türlü ulaşmamış. Durumu oradaki yetkililere sorunca,

– Senin mektubuna el kondu, demişler.

Meğerse arkadaş mektubun sonunda “Hafiz ve Selam’a emanet ediyorum seni” yazmış. Görevliler de, “Bunlar örgütün dışarda ki elemanları mı? Kim bu eşini emanet ettiğin Hafiz  ve Selam” diye hakkında tutanak tutmuşlar.

– Aklıma üstadın “Ramazan’a dairdir” diye yazdığı risale geldi, diyor arkadaşımız ve savunma yazmış daha sonra:

– Hafiz, Allah’ın “koruyan gözeten”, Selam da “esenlik veren, güvende hissettiren” isimleridir. Ben eşimi kimseye değil Allah a emanet ettim, demiş.

Bir süre sonra mektubu ulaşmış.

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here