Mehmet Özbir Cezaevinde İşkenceyle Şehit Edildi

1
709

Mehmet Özbir Cezaevinde İşkenceyle Şehit Edildi

Cezaevlerinde yaşanan işkenceler her geçen gün bir masumun daha canına mal oluyor. Mehmet Özbir sapa sağlam girdiği cezaevinden hastalık iyice ilerleyip çözümsüz kalınca tahliye ediliyor. Özbir defalarca doktora gitmek için başvuru yapıyor ancak dikkate alınmıyor. Tedavi için geç kalındığını farkeden doktorlar kolunu kesiyor ancak bu da çözüm olmuyor çünkü yaklaşık 1 yıl hiç bir tedavi uygulanmadan bilerek cezaevinde bekletiliyor. Manisa Alaşehir’de 2016 yılında gözaltına alınıp bir seneye yakın cezaevinde kalan Mehmet Özbir bu süreçte kansere yakalandı. Durumu ağırlaşınca tahliye oldu. Önce kolu kesildi sonra kemoterapi gördü ancak iyileşemedi. Özbir 41 yaşında vefat etti. Yaşadıklarını son günlerinde açtığı @1ampute Twitter hesabından paylaştı. 

“Zalim ve avanelerinin yaptıklarının bir delil olması için yazıyorum Yaklaşık 17ay önce nezarette başlayan ve günümüze kadar yaşadıklarımızdır 21.12.2017

Tutuklandığım gün saat 16:00-16:30 arası işyerimin bana ait olup olmadigini anlamak için ekip gonderen sonra saat 21:00 kadar beni bulamadığı için karakoldan telefon ile Nerede oldugumu sorup bulunduğum yere gelip gözaltına alındıgim Nezarette sabah verilen 1 ad.200 ml bardak su ve meyve suyundan başka gun boyunca baska bir içecek verilmemiştir. Nöbetçi memurlara paramın olugunu irsi olarak seker hastalığı riski olduğumu stres ile tetikleme ihtimali oldugunu anlatıp Bedeli tarafimdan ödenmesi şartıyla yemek söylemek istediğimde bile kabul edilmedim. Yani nezarette aç ve susuz bıraktılar bilerek. 

Emniyette ifade de ise kurban kesip kesmedigimi derisini,itikat ile alakalı sorarak inaçımla ilgili açıklama yapmamı isteyerek suç islediler. Mit tırlarından 17-25 kadar ki konularda düşüncemi açıklamami talebinde bulundular. Verdigim ifedenin yazılı metnini okumak istediğimde ise ilk önce kabul etmediler imzalamayacagimi söyleyince ise okutmak zorunda kaldılar. Savcılıkta ise çağırmalari halinde direk savciliga gelebilecek oldugum neden çağrılmadigimi ve gündüz isyerimin kontrolünü ve geceki telefon Olayini anlatma ma ragmen kuvvetli kaçma şüphesi ile ilgili mahkemeye tutuklanmak talebi ile sevk edildim. 

Mahkemede ise Hakime hanım Kürsüye Cübbesiz cikti ve ifadelerimizi dinledikten sonra 5 dk içinde karar verdi karar okunurken pretesto amaçlı ayağa kalkmadan kararı dinlerken bana niye kalmadığımı bile sormadı? 

Tutuklamadan sonra cezaevi ve ilk gece görevli memur deponun anahtarini birakmadigi icin yerde battaniyede ilk geceyi gecirdik. Ertesi gun yataklar geldi ama üst katta kalan 26 ranzadan son kalan ikisine yerleşdim. Ortam okadar rahatsız ki 2ranza arasında bir kişi zorla geçiyor. Kogusun pencelerinde cam yok şimdilik iyi ama ileri de ne olur. Toplamda 33 kişi olduk yerde yatan 7 kişinin için de 70 yaşındaki delikanlılar da vardı. 33 kişiye 1 wc 1 banyo ve 2 lavabo mutfak tezgahında ise devamli gezinen böceklerin olduğu bir ortamda yasam. Masa yok sandalye yok yerlerde battaniye üstünde 5lt pet şişelerin üstünde ayaklarda yenen yemekler. Çöpler hafta içinde 3 gün toplanarak insanlara ağustos ayında koku ile imtihanı. Sıcak suyun hafta da 2 gün 1 saat sıcak su ile yıkanmaya çalışan insanlar sular yetmediği için pet şişe içinde güneşte su Isıtmakta. Yagislar basladiginda pencerelerde cam olmadigi icin yataklar islanmakta ve kogusu su basmakta. Defalarca yazılmasına rağmen lavabo icin ayna verilmediginden bir dolap kapagindaki 5cm karelik ayna parcasinda tras olmak. Defalarca istemediğimiz halde bahceye çamaşır ipi verilmemesinden dolayi 5 lt su etiketlerinden çamaşır ipi yapmak. Gorus için koğuş dışına çıkarıldığımiz zamanda dedektor ve elle taciz ederek üst araması yapılması. Acik görüşte ailenle yanyana oturmana ve çocuklarına sarilmana dahi engellenmesi. Bir sabah sayimdan sonra önceden bilgi verilmeden ve kahvalti yapmana dahi izin verilmeden 5dk için de kogusundan çıkarılan insanlar. Habersiz yapilan transfer sayesinde 35 gundur depoda tutulan kargolarin ve mektuplarin zorunlu teslim edilmesi. Insanlari habersiz yola çıkarak önceden ilaçlarını kullandirilmadigi için yolda fenalasarak bayilanlar. Yeni cezaevinde 4 kisiyi sebebsiz ve hukuki dayanaksiz olarak 8 m2 lik tek kogusa konmasi. Kalan 8 kisiyi resmiyette 3 kişilik kogusa konularak kisilere eziyet. Eski cezaevi yönetiminin hesabınızda bulunan paraları yeni kuruma gondermedikleri için yaşanan yasanacak olan sıkıntılar zamanı başlıyor. Paramız gelmedi sabahları çay demlemek için paramız hesaba geçtiğinde tahsil edilmek üzere ketil yada semaver istiyoruz cevap hayır oluyor. Cezaevindesin ve paramız yok idarede temel ihtiyaçlarımızı karşılamayı için bile izin vermiyor arkadaşların getirdikleri temizlik maddeleri bitince kadar devam. Yememiz için salata mazemesi soğan vb gıdalar yemek öğünleri için veriliyor ama bıçağımız yok. 10 gün geçtikten sonra paralarımız geliyor ama paralarımızı aktarırken bile paralarımızdan havale üçreti kesiyorlar utanmadan. Bedelini hesabımızdan ödenerek K.Kerim ve Cevşen alınması talebinde bulunuyoruz cevap hayır oluyor. Bir süre sonra K.Kerim almamız izin veriyorlar ama Cevşen her koğuşta 2 adet ile sınırlıyorlar 5 kişide olsanız 30 kişide. Kütüphaneden Risale Nur kitaplarından istiyoruz vermiyorlar kendimiz almak istediğimizde ise cevap Yasak alamasınız oluyor. 

Defalarca doktor muayenesi için dilekçe yazıyorum en sonunda Şubat ayının sonunda doktora çıkabiliyorum Sol elimin başparmağı ile işaretparmağı arasında nohut büyüklüğünde bir kitle var dr hastaneye sevk ediyor. 10 gün sonra Devlet hastanesine götürüyorlar ortapedi servisinde muayene ediliyor emar çekilmesine karar veriliyor. 1 hafta sonra emar çekiliyor ama sonuç alınmadan cezaevine geri götürüyorlar. 

1 hafta daha geçiyor FTR Kıliniğine muayene ettiriyorlar Emar çekildiğini söylüyorum Emar sonucunu inceliyor ve Fizik Tedavi Dr olarak benmi seni ameliyat edeceğim diye beyanda bulunuyor ve Rontgen çekilmesini istiyor. Yine 1 hafta aradan sonra Emar sonucu ile muayene için yeniden Ortopedi Kıliniğine götürüyorlar. Emar sonucuna göre dr ameliyat kararı veriyor kitlenin yeri tehlikeli bir bölgede olduğu ameliyat edemiyeceğini söylüyor ama hastanede Mikro Cerrahi Dr yok Mikro Cerrahi Dr olan bir hastahaneye sevk yazıyor. Sancılar çekilmez şekilde sevkleri ilgili işlem yapmıyorlar kurum müdürüne defalarca dilekçe yazıyorum görüşme yapıyorum ama sonuç bekleyeceksin oluyor. Ağrılara dayanamadım için kurum Dr çıkıyorum 2×1 25 lik Diklofenak veriyor daha sonra 50 lik ve 100 lüğe çıkıyor ama mide koruyucu yazmıyor. 

Ağrılar dayanılmaz halde 3 saatte bir ağrı kesici ilaç alarak idare etmeye çalışıyorum. Ağrılar yüzünden uykuda haram oldu günde en fazla 3 ile  3.5 saat uyuyorum. Gecelerin ne kadar uzun ve hüzünlü olduğu bilemezsin. 

Mayıs ayında hastaneye götürmüyorlar 

Haziran ayında hastaneye götürmüyorlar 

Temmuzunda diğer aylardan farkı yok

Ağustos ayı ile beraber acılar dayanılmaz hale geliyor. Sabah sayımında bayılıyorum hafta sonu diye 112 Servisi çağrılmıyor. “ 26.2.2018

“Ülkemizin yasananların yanında benim yasadıklarım katre bile olamaz ama”

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here