Bu deliller yetmez mi? | FUAT BARAN

0
353

-Ben gerçekten anlayamıyorum.

-Gerçekten anlayamıyorum.

-Bu bizim stratejik ve psikolojik ortaklarımızı gerçekten anlayamıyorum.

-Hayırdır efendim gene ne oldu.

-Yahu ne olsun Yiğidim.

-Binlerce delil sunduk ortaklarımıza ama hala bize inanmıyorlar.

-Ne delili efendim valla bir şey anlamadım.

-Yahu Yiğit iyisin hoşsun ama çok kalın kafalasın yav. Neyse, al birer tane drogon fruit smooty de gel anlatayım sana terasta.

-Hemen efendim.

…..

-Geldim efendim geldim. Buyrun smootinizi efendim.

-Eyvallah Yiğidim. Bak şimdi, geçen Amerika’ya gittim biliyorsun.

-Evet efendim

-Dedim ki, “bakın ben koca reisim, ümmetin umuduyum. Bana biat etmeyen bu Gülencileri ve Gülen’i bize verin, bakın bunlar 15 temmuzu yaptılar, insanlarımızı öldürdüler.”

-İyi demişsiniz efendim, ne dedi peki?

– “Delil” dedi.

-Ne delili efendim?

-Ne delili olacak, bunların 15 temmuzun arkasında oldukları hakkında delil istedi.

-Yuuuh!!!

-Efendim biz Amerika’ya kolilerle delil yolladık, hatta bazıları yolda fareler tarafından yenilmişti.

-Neeeeee?

-Bilmiyor muydunuz efendim, hani gazetelerde çıkan haberleri, kağıt gazete olarak yollamıştık ya, onları yolda fareler yemiş.

– Offf off bu geri zekalılar beni öldürecek Yiğit, geçen sefer yolladığımız gazeteleri de gemiciler tuvalet kağıdı olarak kullanmıştı, bu sefer de fareler yemiş, yemin ediyorum kafayı yiyecem.

Neyse, Trump dedi ki, “bu deliller yeterli” değil.

Haydi Trump’ı kandırdım diye bana kızgın onu anlıyorum ama bu Merkel’e ne oluyor anlayamadım, O da benden delil istedi ya.

-Efendim şeyden olmasın.

-Neyden Yiğit neyden?

-Hani siz geçen sene referandum öncesi “nazi artığı” demiştiniz ya Almanya’ya ondan olmasın.

-Yok yaaaa.

Ben hemen arayıp özür dilemiş ve “bakma bu dediklerime, bunlar bizim sürüyü yatıştırmak, bir arada tutmak için demiştim” ama, galiba telefonu kapattıktan sonra Binali ile yaptığımız konuşmayı dinlediler inanmamış bana.

-Aaaaa, efendim Almanya bizi mi dinliyor.

-Tabi ki dinliyor, büyük devletler dinlerler.

-Hmmm.

-Eee efendim ne dedi Merkel.

-Ha onu diyordum, Merkel’e dedim ki, “bak Trump’la papaz olduk, aramıza papaz girdi, gel sen bu Gülencileri ver ben de sana daha çok deniz yollayayım.”

-Deniz derken efendim.

-Yahu hani terörist demiştik gözaltına almıştık ya Deniz Yücel’i, sonra özel uçakla yollamıştık ya Almanya’ya, hah, “ondan bir kaç tane daha var bizde, onları da yollarım, hem de bu sefer yeni aldığım 400 milyon dolarlık uçağımla yollarım” dedim.

-Ne dedi böyle deyince Merkel efendim.

-Yoook dedi.

-Niye.

-Delil lazım dedi.

-Yahu ne delili dedim. Bak, bunlar maklube yemişler.

-Evet yemişler efendim, resimler var elimizde. Cuma günü yayınlayacağız.

-Sonra çay içmişler.

-Evet efendim bunun da resmi var, hem de kaçak çay.

-Sonra dedim, bakın 1 dolarlar vardı üzerinde hepsinin.

-Yok artık, bu delili de mi kabul etmediler.

-Yok yiğidim yok.

Hatta daha ileri gittim, dedim, “yahu bunların savaş şifrelerini bulduk çöplerde, haydi bunu da mı delil olarak kabul etmeyeceksiniz.”

-Hangi planlar efendim bu dediğiniz.

-Yahu, hani çöptek bulmuştuk ya, sonradan GTA oyun şifreleri ortaya çıkmıştı da zor kıvırmıştık.

-Haaah hatırladım.

-Buna da mı inanmadılar?

-Yok buna da inanmadılar ya.

-Hala “delil” diyorlar.

Sonra sinirlendim tamam biz bu konuyu sabah konuşalım dedim Merkel’e.

“Tamam” dedi.

Neyse sabha kahvaltısında biraraya geldik.

Bir de baktım ne olsun.

-Ne oldu efendim.

-Yahu o ne kahvaltı sofrası ya.

Yemin ediyorum, tek yüzüğümün olduğu zamanlardaki bizim kahvaltı sofrasından bile fakirdi sofra.

Ne beyaz çay var, ne drogon fruit var, ne avakado ezmesi var, ne havyar var.

Kuru peynir, zeytin koymuşlar.

-Efendim bu almanlar çok cimri gerçekten, itibardan tasarruf etmekten ancak BMW. Mercedes fabrikası açıyorlar.

Bu nasıl bir pintilik ya.

-Aynen yiğidim aynen.

Neyse kahvaltıya oturduk ki aklıma süper bir fikir geldi.

-Ne fikri efendim.

-Hani biz akşam deliller hakkında konuşmuştuk ya.

-Evet efendim.

-Dedim ki Merkele:

Ben size bunların kahvaltıda yumurtalı patates yediklerinin resmini bulup yollasam, delil olarak kabul eder misiniz.

-Vaaavv.

Efendim gerçekten şeytanın aklına gelmez bu.

Artık buna da hayır dememiştir herhalde.

-Yok yiğidim yok, ne evet demesi.

Bunu deyince bana ne dese beğenirsin.

-Ne dedi efendim?

Dönüp bana, “yumurta ve süt zeka gelişiminde önemli almaz mısınız” dedi.

-Yuuuuh.

-Di mi ya yiğidim?

O sofrada ben yumurtalı patates demişim, bana kalkıp yumurta, süt diyor.

Bari sorsana, “yumurtalı patates yer misin” diye di mi ama?

-Çok haklısınız efendim.

Siz ne dediniz bunu deyince.

-Ne diyeceğim yiğidim, teşekkür ettim istemedim.

Neyse yiğidim neyse.

Bunlar hala delil istiyorlar.

Deli olacağım vallahi.

Aklım almıyor.

Bu kadar delil varken, hala neden delil isterler ya.

Valla benim gibi olsa herkes ne kadar güzel olur dünya.

-Evet efendim aynen.

 

FUAT BARAN

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here