Necip-Necis, ham-has ve sorular | FUAT BARAN

4
1035

Genellemeleri seviyoruz.

Hele hoşumuza gidenlere bayılıyoruz.

“İstinaslar kaideyi bozmaz” sözü dilimizde pelesenk olmuş durumda.

Ha bir de, “su-i misal örnek olmaz” deyişimiz var.

Bu genellemeleri o kadar çok seviyor kullanıyoruz ki, bu konuda yapılan uyarıları da genellemeler ile savunuyoruz.

-Bunların hepsi zaten böyle.

-Bunlar hain.

-Bunlar fitneci.

-Bunlar terörist, gibi.

Oldum olası milliyetçilikten nefret ettim.

Ve milliyetçiliği hastalıklı bir düşünce olarak gördüm.

Ne türk milliyetçiliği, ne kürt milliyetçiliği, ne arap milliyetçiliği, ne mezhep milliyetçiliği, ne din milliyetçiliği, ne de cemaat milliyetçiliğine karşı iyi duygular beslemedim ve beslemem de.

Milliyetçiliğin ve bağnazlığın her türlüsüne karşıyım.

Zira, emek verilmeden ve bir tercihin sonucunda elde edilmemiş ünvan ve isimler üzerinden insanların kendisini üstün veya ayrıcalıklı görmesinin bir ruhsal problem olduğuna inanıyorum.

Milletlerin ve toplumların içinde, iyiler vardır, kötüler vardır.

Daha da geniş çerçeveden söyleyecek olursam, insanlar iyiler ve kötüler olarak ayrılır.

Bu ayrımda, temel ayrım noktası değerlerdir, temel insani değerlerdir.

Bunun dışındaki kıstaslar ve ölçülerin, bu ayrışıma götüreceğine inanıyorum.

Devreye bir de, ırk, din, dil, renk vb.unsurların girmesi durumunda mutlak bir ayrışmaya gideceğine inanıyorum.

Yıllarca Hizmet Hareketi içerisinde olmuş biri olarak, Türk milleti hakkında hep, “necip millet” kavramını duydum.

Buradaki “Türk milleti” ifadesinden benim anladığım, Türkiye’de yaşayan insanların tümü olmuştur.

Türk, kürt, ermeni, zaza, çerkez, arap, alevi, sünni, hristiyan, yahudi tümü.

Fakat görüyorum ki, bu “necip millet” ifadesinden bazıları sadece, saf ırk olarak Türkleri anlıyor ve ima ediyor.

Bu milletin geçmişinde çok insani ve vicdani olaylar olmuştur ve oldu da.

Bu milletin geçmişinde insanlıktan uzak, barbarlığa varan eylemler de olmuştur ve hala olmaya devam ediyor.

Çanakkale’de, yaralı düşman askerini sırtına alıp, canını tehlikeye atarak düşman askerinin hayatını kurtaran asker de bu milletten çıkmıştır.

Dersim’de, çoluk çocuk, kadın, erken, yaşlı, genç insanları mağaralar koyup onları zehirleyerek, dere kenarlarında kucağındaki yavrusuyla beraber anneleri kurşuna düzerek katleden askler de bu bu milletten çıkmıştır.

İspanya’da zulme uğrayan yahudilere kucak açarak onlara sahip çıkan, canlarını kurtaranlar da bu milletten çıkmıştır.

Kendi komuşusu olan, millet-i sadıka dedikleri ermenileri katledenler de bu milletten çıkmıştır.

İnsanlık, vicdan ve hakkaniyetli olmak, sadece bir milletin olumlu ve değerli eylemlerini görerek, bunları ön plana çıkararak, kendi milletini kutsamayı kabul edemez.

İsanlık, vicdan ve hakkaniyet, güzelliklerin yanında, milletinin yaptığı kötü eylemleri de kabul ederek, onları inkar etmeden, yapılan yanlışları kabul ederek, bir daha o yanlışların yapılmaması adına bu olanlardan ders çıkarmayı kabul eder.

Hataları kabul etme ve bununla yüzleşme, bir daha o hataların yapılmaması adına ilk ve en önemli adımdır.

Bu adımı atmadığınız sürece inandırıcı olamazsınız.

Bu ülkede, ermeniler katledil di mi.

Edildi.

Kim yaptı?

Türk milleti.

Bu ülkede, aleviler Dersim’de canice katledildi mi?.

Edildi.

Kim yaptı?

Türk milleti.

Bu ülkede, 6-7 eylül olaylarında, gayr-ı müslimlerin evleri, iş yerleri yağmalanıp, ateşe verildi mi?

Evet verildi.

Kim yaptı?

Türk milleti.

Bu ülkede, binlerce kürt fail-i meçhul cinayetler ile öldürüldü mü?

Evet öldürüldü.

Kim yaptı?

Türk milleti.

Bu ülkede, binlerce masum insan hapislere, zindanlara, hücrelere atılıp öldürüldü mü?, yeni doğan çocuklar anneleri ile hapse atıldı mı?, hücreler de insanlar öldürüldü mü?, hala öldürülüyor mu?, insanların evlerine, mallarına, iş yerlerine haramice çökülerek bunlar ganimet denildi mi?

Yapıldı, denildi ve hala yapılıyor.

Kim yaptı ve hala yapıyor?

Türk milleti.

Peki tüm bunları yapanların içinde olduğu bir millete, “necip millet” denir mi?

Bence hata da burda başlıyor.

Bence, milletin necip olanı, olmayanı olmaz.

İnsanların necip olanı, olmayı olur.

Milletlerin de, toplumların da içinde, necip olanlar vardır, necip olmayanlar vardır.

Toptancı bir yaklaşım ve genelleme bizi hata yapmaya götürür.

İşte, “şu millette zulüm damarı yoktur.”

Niye olmasın?

Bir milletin içinde bu damarın olmamasını iddia etmek, o milletin ayrıcalıklı yaratıldığı anlamına gelmez mi?

Böyle bir ayrıcalık olabilir mi?

Her milletin içinde, zalimler de vardır, zulüm damarı da vardır.

Her milletin içinde, mükemmel özelliklere sahip insanlar da vardır.

Bir genelleme yapmanın ve bu genelleme üzerinden bir ideoloji kurmanın doğru olacağına inanmıyorum.

İnsanlar gibi, toplumlar da zaafları olan, hataları olan, günahları olan varlıklardır.

Ve bu hata, zaaf ve günahları ile insandırlar ve toplumdurlar.

Bunların inkarı, bunları düzeltmeye yardım etmez.

Öncelikle bunu kabul ve buna çare aramak ile ancak bu sorunlar aşılır.

Hizmet Hareketi içindeki insanların da problemi burda bence.

Hareketi kusursuz, hatasız, zaafları olmayan bir yapı görüyoruz.

Cemaat milliyetçiliği yapıyoruz.

Hayır.

İnsandan teşekkül etmiş her oluşum da hatalar, sorunlar, zaaflar vardır.

Bunları kabul etmemek, en başta harekete zarar verir.

Bunları inkar mensuplarına zarar verir.

Son zamanlarda hareket içinde, özellikle de 15 temmuz sonrasında daha da belirgin hale gelen bir radikalleşme durumu var.

Genellemeler ve kesin çizgiler ile sınırlanmış bir alana insanları hapsetme çabası var.

Bu sınırların içinde kalmayan insanları da dışlama ve bundan da rahatsız olmama, hatta bunun doğru olduğuna inanan ve bunu bir vazife olarak kabul eden bir anlayış var.

-Genel kabulleri kabul et, yoksa çık git!

-Beğenmiyorsan terk et.

-Çok biliyorsan git kendi cemaatini kur.

-Zaten bu süreç hamlar ile hasların ayrıştığı dönem.

Pardon da, bu dedikleriniz bu kadar kolay mı gerçekten?

İnsanların hayatlarını, emeklerini verdikleri bir topluluktan dışlamak bu kadar kolay mı?

Bu kadar basit midir, ham, has, fikri berraklar, kafası karışıklar diyerek bölme?

Siz kimsiniz?

Kimden alıyorsunuz bu yetkiyi?

Has, ham ayrımındaki kıstaslarınız nedir?

Elinizde bir ölçü cihazı mı var da, milleti ham, has diye ayırıyorsunuz?

Cennetten müjde mi aldınız?

Allah size ilham mı etti de insanları bu kadar rahat ayrıştırabiliyor, kaybedenlerden oldu diyebiliyorsunuz?

Bu had bilmezliğe nasıl sahip olabiliyorsunuz?

Peygamberin bile ahiretteki durumundan şüphe ediyorum dediği bir dine inanıp, kendinizi kazanmış, başkalarını da kaybetmiş olarak nasıl ilan edebiliyorsunuz?

Eğer bu anlayış bu hızıyla ve bu kabul edilirliği ile devam ederse, hareket çok kişiyi kaybeder.

Eğer hareket, bu radikalize olmuş söylemler ile dünyanın karşısına çıkmaya devam ederse, var olan kredisini çok çabuk harcar.

Umarım bu durum lokal ve azınlıkta kalır.

Hareketin içinde, çok ciddi bir radikalleşme ve siyasal islamcılaşma tehlikesi görüyorum ve bunun harekete çok ciddi zarar vereceğini düşünüyorum.

Bazıları, Erdoğan gibi;

İtiraz edene, fitneci.

İtaat etmeyene, hain.

Duygusal kopuş yaşayanlara, kaybetmiş hamlar, diyerek Erdoğan’ın yolunda gidiyorlar.

Ve korkarım ki, eğer bu anlayış hareketin geneline hakim olursa, harekete Erdoğan’ın verdiği zarardan çok daha fazlasını verecektir.

Umarım böyle olmaz.

 

FUAT BARAN

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

4 YORUMLAR

  1. Fuat bey merhaba,
    Allah sizden razı olsun. Allah size güc versin. kaleminize yüreğinize sağlık. Birgün sizi ziyarete geleceğim inşaallah. O zamana kadar böyle müstear isimle sizi takip edeceğim. Daha öncede size başka hesaplr üzerinden yazmıştım. İnşaallah birgün sie destek olamadığım bugünlerin acısını çıkarırcasına destek olacağım bunu çok istiyorum.
    Fuat bey bence çok iyi nir kaleminiz var. Güzel ve dobra yazıyorsunuz. Ama önünüzde çok büyük bir engel var ve bu sizin elinizi ayağınızı bağlıyor. Bu da he. Bence he büyük değil küçük de değil. İlk başlardaki doğrularının çokluğu son yıllarda yanlışların çokluğu oldu. Bence fikir adamı olmak yerine siyasi lider ve yönetici olmayı seçti. Her lider ve yönetici yanlış yapar ve he de yaptı. Ben bu filmin böyle kötü bir finali olmasına çok üzüldüm. Ama bu final akp nin iktidare gelmesiyle ve he nin siyasete daha çok hirmesiyle başladı. Ve şimdi durum ortada.
    Saygılarımla
    Allaha emanet ol.

  2. Kindar bir Kürt milliyetçisiniz, yazdıklarınız inandırıcı değil, üstad veli bir zat ama siz onu geçmişsiniz, kalp gözünüz açılmış, eleştiri de sınırınız yok, kalbiniz kim dolu, saygı kalmamış büyüklere…

  3. Hizmet eski zihniyeti atamadığı için travma süreçi uzuyor hem eski zihniyet hem travma maalesef bu ruh haleyiynen kürtlere bakıyorlar hizmetin insanlara bu gişilernen çok samimi siniz şakalaşıyorsunu kendilerinin söylediği sözü siz bir kelime ekliyorsunuz adamların kimyası bozuluyor misal hizmete türkler ihanet etti Kürtler etmedi dediğiniz anda sersemleşiyorlar başka örneklerde varda neyse çoğaltmiyim misalleri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here