Tiksindim… | FUAT BARAN

1
1484

Gece saat on gibi idi.

Çocuklarıma; “yatma vakti artık yatın” dedim ve beraber yatak odalarına çıktık.

Kızım uyumuştu zaten kucağıma alıp yatak odasına oğlumla beraber gittik.

Oğlum, “baba benimle kalır mısın?” dedi.

“Tamam” dedim ve “haydi yana geç yanında ben de yatayım” dedim.

Oğlum inanılmaz bir sevinçle yana kaydı.

Oğluma, “bu sefer ben senin koynunda uyumak istiyorum” dedim.

Hem şaşırdı hem de sevindi ve kolunu uzattı ve oğlumun koynuna yattım.

Hem oğlum bana sarıldı sıkı sıkı hem de ben sıkıca sarıldım oğluma.

Kokusu, sıcaklığı inanılmaz bir haz veriyordu içime.

Oğluma sarılırken aklıma Türkiye’de ve dünyada çocuklarından ayrı kalan babalar, babalarından ayrı çocuklar geldi.

Hem daha sıkı sarıldım oğluma, hem de yüreğim daha da acı vermeye başladı bana.

Gözümün önüne, babasının resimlerine bakarak ağlayan çocuklar geldi.

Gözümün önüne, babasını rüyasında görünce mutlu olan çocuklar geldi.

Gözümün önüne, annesiyle beraber hapiste olan çocuklar, bebekler geldi.

Gözümün önüne, görüş günlerinde hapishane önlerinde babalarını görmek için bekleyen çocuklar geldi.

Gözümün önüne, evladına sarılarak, Meriç’in soğuk ve derin sularında kucak kucağa can veren analar geldi.

Gözümün önüne, ölmüş evladınının cesedi bozulmasın diye günlerce yavrusunun cesedini buzdolabında saklayan anam geldi.

Gözümün önüne, sokak ortasında katledilen annesinin cenazesini günlerce alamayan, hayvanlar yemesin diye nöbet tutan evlatlar geldi.

Gözümün önüne, yıllardır evlarına hasret kalan babalar, analar geldi.

Gözümün önüne, çocuğunun son anlarında yanında olamayan, cenaze törenini kameradan izlemek zorunda kalan babalar geldi.

Gözümün önüne, evlatlarını ve eşini bir anda azgın sularda kaybeden acılı babalar geldi.

Gözlerimi açtığımda oğlumun yüzünü gördüm ve daha da sıkı sarılıp öpmeye başladım.

Yüreğimde inanılmaz acılar ile beraber inanılmaz bir mutluluk ve şükran hisleri oldu.

Şükrettim halime.

Evlatlarımla beraberdim.

Onlar babasız, ben evlatsız değildim.

Onları öpebiliyor, onlarla oynayabiliyordum.

Hem acım, hem oğluma sarılma isteğim arttı.

Tüm bu düşüncelerden habersiz oğlum, uyuyakalmıştı.

Usulca yanından kalktım ve uyumaya gittim.

Yatakta uyumak ne mümkün.

Bunca acının, bunca zulmün olduğu şu karanlık zamanlarda, insanın kendi çocuğunu sevmesinin bile acı verdiği şu günlerde uyumak ne mümkün.

Bu düşünceler ile uyuyakalmışım.

Gece 3 gibi bir mesaj sesi ile uyandım.

Hemen yatağımın başındaki telefonumu aldım ve Moldova’da öğretmenlerin zorla gözaltına ve kaçırılmaya çalışıldıklarına dair bir mesajı okudum.

Yüreğim yerinden çıkacak gibi oldu.

Yataktan hızlıca kalkıp daha detaylı bilgi almak için sosyal medyada biraz araştırma yaptım ve haberin daha yeni olduğunu ve çok kişi tarafından paylaşılmadığını gördüm.

Sonra Moldova’dan bir arkadaş bana hem bilgi hem de videolar atmaya başladı.

İlk videoyu görünce sinirden elim ayağım titredi.

Bir çocuğu bir minibüse koymaya çalışıyorlar ve annesi feryat ediyordu.

Hemen videoyu kaydedip paylaştım ve detayları yazmaya başladım.

Sabah 6-7 eylül olayları hakkında yazı yazmayı planlarken, yine bir utanç gününe, yine bir utanç ile uyanacağımızı anladım.

Bitmedi bu topraklarda alçaklıklar ve zulümler.

Devlet denilen ve yıllarca kutsanan canavarın yaptığı zulümler devam ediyor.

Dün Ermenilere, sonra Alevilere, sonra kürtlere, şimdiler de Hizmet mensuplarına ve yine kürtlere yapılan bunca zulüm ve bu zulümlere sessiz kalan insanlar.

İnsan kendi milletinden, ülkesinden tiksinir mi.

Evet tiksiniyorum.

Tiksiniyorum bu zulümleri yapanlardan.

Tiksiniyorum bu zulümlere susanlardan.

Tiksiniyorum bu zulümleri din adına, millet adına yaptıklarını söyleyen alçaklardan.

Tiksiniyorum zulümleri cami kürsülerinden öven din adamlarından.

Tiksiniyorum, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen zihniyetten.

Ve tiksiniyorum kendimden.

Tiksiniyorum kendimden, zira dün kürtlere bu zulüm yapılırken gerektiği gibi ses çıkarmadığım için.

Tiksiniyorum kendimden, dün alevilere bu zulümleri yaparlarken gerektiği gibi itiraz etmediğim için.

İnsan olmaktan tiksindim.

Bu hayattan tiksindim.

Tiksindim.

 

FUAT BARAN

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here