Yaşanası Hayatlar

0
270

Yaşanası Hayatlar

Mülteci kampları zor şartlara rağmen huzurla yaşanan yerlerdir. Kamplarda yaşanan dramlara rağmen umutlu bir bekleyiş çocuksu bir heyecan vardır.

Belki sırt çantası, belki valiz, bekide sadece bir poşete sığdırılan hayatlarla başlar umut yolculukları… 

Ülkesinde huzur vermeyen insanlar zorlamıştır onu belki sevdiklerine kasdetmiştir belki kendi canına. Defaatle tartaklanmıştı belki, tutuklanmıştı belki işkence edilmiş belki sevdikleriyle tehdit edilmişti. Yapılanlar artık dayanılmaz bir noktaya gelince sevdiğini evini arabanı mahalleni belki kedini oracıkta bırakıp gitmek. 

Hemde ne kendi akıbetini nede geride kalanların akıbetini bilmeden. Sadece bir çanta ve sevdiklerinle yola düşmek gerek. Belki bazen zor olsada sevdiklerini geride bırakıp gitmek. 

Mutlu bir yuva hayali kurarak, gelecekteki mutlu günleri düşleyerek ama akıbetini bilemeden gitmek. Yol nerede? araç ne? ne kadar sürer? bilmeden sadece gitmek. Huzurlu bir liman için belki günlerce haftalarca yürümek belki balon bot üzerinde okyanusu geçmeyi hayal etmek. Bazen botun alabora olması, bazen atılan bir çelme, bazen doğrultulan bir silah namlusu ile yola ara vermek ve belki cennette mola vermek belki hapishanede… Anlamadığınız bir takım sözlerle ifadeler sorgular evraklar imzalar ardından günlerce süren bekleyiş. Nihayet sizden önce aynı yollardan geçmiş insanlarla aynı binada buluşmak. Uzun soğuk koridorlar kalın duvarlar devasa binalar. Ama bir okadar sıcak insanlar. 

Hani meşhur düşünürümüz Nasreddin Hoca damdan düşünce“hekim değil damdan düşeni getirin” diye özetlemiş ya durumu. Aynı şartları yaşayan insanlar birbirine karşı sıcak samimi ve yardımsever ancak karşılaşılan memurlar aynı derecede olmayınca mağduriyetler devam eder gider. Zulmün şekli ve şahsı değişmiştir ancak sonuç değişmez. Duygudan arınmış suratlar, empati yeteneğini kaybetmiş beyinler ve kimliğinizden ötürü aşağılanmaya kodlanmış davranışlar. Daha net bir ifadeyle yüzünüze gülen ancak arkanızdan en ağır darbeyi indiren beyni hançerli ruhlar.

Halbuki yaratan kainatı rengarenk çiçekleriyle rengarenk tenleriyle rengarenk kişilikleriyle zıtlıkların içine güzellikleri güzelliklerin içine zıtlıkları koyarak yaratmış. Sen yırtıcısın sana rızık yok, sen siyahsın sana su yok dememiş herkese eşit ve hayatı boyunca yetecek rızkını vermiş. Peki ey insanoğlu sana ne oluyor da siyahtan alıp beyaza verirsin bu bendendir der kayırırsın, bu benden değil der ayırırsın?

Allah’tan korkmaz mısın?

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here