Avrupa Eriyen TL Karşısında Tedirgin

0
493

TL’nin yabancı para birimleri karşısındaki hızlı değer kaybı Türkiye’de milyarlarca euroluk yatırımı ve kredi alacağı bulunan Avrupalıları endişelendiriyor. Türk finans sisteminde yaşanabilecek olası bir şokun kendilerini de olumsuz etkileme riski, başta ilgili banka yöneticileri olmak üzere, Avrupa Merkez Bankası gibi düzenleyici kurumları da düşündürüyor. Bu bankaların başında Garanti Bankası’nın yüzde 49,9’luk payıyla ana ortağı İspanyol BBVA, Yapı Kredi’nin yüzde 40,9’unu kontrol eden İtalyan UniCredit ve TEB’in yüzde 72,5’ine sahip Fransız BNP Paribas ve Hollandalı ING Bank geliyor.

Peki bu bankaları bekleyen riskler neler?

Avrupalı bankaları endişelendiren konular iki başlık altında toplanabilir. Bunların ilki daha basit ve kolay anlaşılır olan. Türk Lirası Euro karşısında değer kaybettikçe Türk bankaların Euro cinsinden piyasa değerinin de düşmesi. Buna şirketlerin borsadaki hisselerinin düşüşü de eklenince değer kaybı daha da artıyor. Haliyle bu durum Avrupalı bankaların mali tablolarında baskı oluşturuyor. Her ne kadar bankalar Türkiye’deki bağlı ortaklarının bu duruma hazırlıklı olduğunu belirtseler de piyasa uzmanları aynı görüşte değil.

İkinci başlık ise biraz daha karmaşık ve daha riskli. Bu bankalar uzun yıllar Avrupa’daki bol likidite ve düşük faiz oranlarından faydalanarak Türkiye’deki iştiraklerine kredi sağladılar, onlar da Türk şirketlerini finanse ettiler.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerine göre mayıs ayı itibariyle Türk özel sektörünün kısa vadeli dış borcu (1 yıl) 19,7 milyar dolar, uzun vadeli dış borcu ise 222,8 milyar dolar düzeyinde. Bu borçların tamamı dolar cinsi olmamakla birlikte merkez bankası istatistiki olarak dolara çeviriyor.

Ulusararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements) verilerine göre ise Türkiye’den döviz ve Türk Lirası cinsinden alacağı olan bankaların başında 83,8 milyar dolarla İspanyol bankalar, 38,4 milyar dolarla Fransız bankalar ve 17 milyar dolarla İtalyan bankalar geliyor.

İşte bu alacakların ödenmemesi ya da ileri tarihlere ötelenmesi bankaların dönem sonu performanslarına da olumsuz yansıyacaktır.

Dev holdinglerden sonra diğer şirketler de bankaların kapısını çalabilir

Şu an için takipe düşen kredi oranı BDDK, temmuz ayı verilerine göre yüzde 3’ün biraz altında. Bu oran aslında çok endişe edilecek bir seviye değil. Fakat kurda son günlerde yaşanan aşırı yükselme şirketler üzerindeki baskıyı artıracak gibi görünüyor.

Ülkenin önde gelen holdingleri aylar öncesinden borçlarını yapılandırmak veya geri ödeme tarihlerini ötelemek için masaya oturmuştu. Kurdaki ani yükselişlerin ardından çok sayıda şirketin benzer taleplerle bankaların kapısını çalması ya da doğrudan ödeyemez hale gelmesi ise Türk bankaların yurtdışına olan ödeme planlarını tamamen alt üst edebilir. Bu durumda da Türk bankaların en büyük kreditörleri konumundaki Avrupalı bankaların ciddi zararlar yazması anlamına gelecektir 

Avrupa Komisyonu, Türk Lirası’ndaki dalgalanmaların Avrupa Birliği ve Euro Bölgesi üzerindeki etkilerine dair “Türk Lirası’ndaki gelişmelerin Avrupa bankaları üzerindeki olası etkisinin farkındayız. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz.” açıklamasını yaptı.

Gazetecilerin sorularını cevaplayan Avrupa Komisyonu sözcülerinden Christian Spahr küresel ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiklerini fakat piyasa hareketlenmeleri üzerinde yorum yapmadıklarını belirtti.

Türk finans sisteminde yaşanabilecek olası bir şokun kendilerini de olumsuz etkileme riski, başta ilgili banka yöneticileri olmak üzere, Avrupa Merkez Bankası gibi düzenleyici kurum yönetimini endişelendiriyor.

Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements) verilerine göre ise Türkiye’den döviz ve Türk Lirası cinsinden alacağı olan bankaların başında 83,8 milyar dolarla İspanyol bankalar, 38,4 milyar dolarla Fransız bankalar ve 17 milyar dolarla İtalyan bankalar geliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here