Hatıralara Vefa…

0
730

2011 yılıydı. Bu fotoğraf alıp, beni yıllar öncesine götürdü. Gözümden akan yaşları silip, o güzel günleri hatırlamak adına kaleme almak istedim. Hatıralarıma vefa, bunu gerektirirdi. O güzel insana ve ailesine yıllarca hapis cezası verildiğini öğrendim. O kelepçeler benim ellerime de defalarca vuruldu. Ama canım hiç bu kadar yanmamıştı. İçim acıdı. Kelimelerim anlamını yitirdi. Yıllar önce, özenle hazırlanmış bir sunumla bize anlattıklarını, şimdi bir fotoğraf karesiyle anlatıyordu.

2011 yılıydı. Bulunduğum ilçede İşadamları Derneğinin düzenleyeceği bir etkinlik vardı. “İş Hayatını Geliştirme Teknikleri” adı altında bir projeyle, ülke çapında ünlü işadamları, ilçemize geliyor, seminerler veriyordu. Eşim, gönüllü olarak bu derneğin faaliyetlerinde görev alıyordu. Bazen ona eşlik ettiğim de olurdu. Özenle davetiyeler bastırılıyor, bütün esnafa dağıtılıyor, afişlerle insanların her yerde program davetini görmesi sağlanıyordu. Bu programlardan birine işadamı Memduh Boydak konuşmacı olarak gelecekti. Ülkenin sayılı ailelerindendi. Başarılı bir işadamıydı. Geleceği duyulmuş, insanlar sormaya başlamıştı. Bazı esnaflara programın davetiyesini eşimle beraber götürdük. Konuşmacının adını duyanlar, muhakkak katılacaklarını söylüyor, memnuniyet ifade ediyorlardı. Hatta organizasyon yapılacak salon 600 kişilikti. Yeterli gelmez, muhakkak ilave sandalye bulmamız lazım diye, hem konuşup hem davetiye dağıtıyorduk. Esnaflardaki ilgi bizi heyecanlandırmıştı. Merakla programı bekliyorduk. Nihayet beklenen gün geldi. Eşimle beraber insanlar salona sığacak mı diye stres yaşadık. Korktuğumuz da başımıza geldi. Salon o gün, daha önce hiçbir programda olmayan kadar doluydu. İlave getirilen sandalyeler yetmemiş,insanlar ayakta kalmıştı. Ama yine de program başlamış, insanlar gitmemişti. Ayakta izleyeceklerdi. İlk Memduh Boydak Beyefendiyi gördüğümde şaşırdım. Beklediğimden gençti. Güler yüzlüydü. Her türlü melanete ulaşabilecekken o, insanlara faydalı olmak için, tecrübelerini paylaşıyordu. Herkes o zenginliği taşıyamaz diye düşündüm. Eşimle, program öncesinde yemek yemişlerdi. Oradan izlenimle, ne kadar mütevazi ve beyefendi olduğundan bahsetti. Saatinde Program başladı. İş hayatıyla alakalı, o gün, altın değerinde bilgiler verdi. İtina ile hazırlanmış, görsel bir sunumla, bilgilerini aktardı. Diksiyonu düzgün ve şakacıydı. Hazırladığı sunumun haricinde, yaşadıkları ilginç hadiseleri de paylaşıyor, izleyicileri sıkmadan anlatıyordu. O gün bazı notlar almıştım. ” Aile şirketi olsak da, Yönetim Kurulumuzun Başkanı bir kişidir.”

“Eşlerimiz, şirketimizin alacağı kararlara karışmaz ve karışmamalı” “Ailelerimizin yaşam standartlarını normal düzeyde tutuyoruz” demişti. Beklediğimizin üzerinde katılımla, her gelenin memnun kaldığı bir program olmuştu. Seminer bittiğinde, başka bir yere yetişmesi gerektiği için acele ile çıkmıştı. Yani vakti olduğundan değil, bizim programı işlerinin arasına sıkıştırmıştı.

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here