Almanya medyasında Hizmet Hareketi hakkında dikkat çeken program

0
2054

Önceleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile vaiz Gülen müttefiklerdi ama bugün tam anlamıyla hasımlar. Erdoğan Gülen’i Türkiye’de darbeyi başlatmakla suçluyor. Bugüne kadar Gülen Hareketi Almanya’da okullar ve eğitim merkezleri açan, entegrasyonda bir ortak olarak tanındı. Alman Hükümeti tarafından darbe konusunda hala bir açıklama yapılmadı ama burada Gülen Hareket’i yeni bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Report Mainz programından Heiner Hoffmann Gülen Hareketi ile alakalı bir program hazırladı.

Sunucu: Siz hangi kanıya vardınız? Gülen cemaati nedir?
H. H. : Kendisini iki farklı yüze sahip olarak gösteriyor. Bir yüzünü kamuoyuna gösteriyor. Bu yüz içinde okullar, eğitim merkezleri, anaokulları ve entegrasyon kursları barındıran, yöneticileri ve yönetim kurumları belli olan, Almanya’nın her yerinde rastlayabileceğiniz klasik dernek yapılanmalarını kapsıyor. Bu Alman makamlarıyla resmi temas için kullanılan bir yüz.

Araştırmalarımız sonucunda görüştüklerimiz bu yapının arkasındaki farklı bir yapıdan bahsediyorlar. Hareketten ayrılmış eski yüksek rütbeli bir üyeyle görüştük. Kendisi sözünün hiç bir tesirinin olmadığından bahsetti. “Konuşma hakkı olanlar sadece belirli süreliğine hiyerarşik merkezi bir yönlendirme ile Türkiye’den gelen veya yollanan İmam olarak adlandırılan kişilerdi. Dernekleri de aslında bunlar yönetiyordu” diyor. Yani bize işlerin Türkiye merkezli yönetildiğini anlatarak, yapının arkasını görmemizi sağladı.

Sunucu: Bunda problem ne?

H. H. : Problem kendilerini dışarda anlattıkları gibi olmamaları. Mesela bu eski üye dernek içinde erkeklerin ve kadınların beraber katılabilecekleri bir program düzenlemek istediğini ama İmamın: “Hayır bu benim anlayışıma uygun değil. Ben bunu muhafazakar anlayışla, kadınların ve erkeklerin ayrı olduğu şekilde yapmak istiyorum” dediğini söylüyor.

Mesela bu Hareket’in dışa karşı asla göstermek istemeyeceği bir tavır. Dışarıya karşı, diyalog, iletişim gibi kelimeleri öne çıkartılıyor. Bu eski üye yapının içinde farklı bir anlayış olduğunu bize bu örnekle gösterdi.

Sunucu: O zaman Hareket kendisini dışarı gösterdiğinden daha fazla radikal ve İslamcı.
H. H. : İslamcı kelimesini kullanırken akıllara klasik selefiler geldiği için biraz daha dikkatli kullanmak gerekiyor. Bu manada İslamcı kesinlikle değiller.

Farklı eyaletler de Alman Anayasayı Koruma Kurumu Hareketin ne kadar İslamcı olduğunu araştırdı. Gülen yazıları analiz edildi. Yazıların içinde İslamcı tandansta söylemler görüldü ama bu anlayışın Almanya’da ki dernekler içinde benimsendiği ispatlanamadı. Eski üyeler daha hiyerarşik, sekt benzeri bir yapıdan bahsediyor ki bu da Hareketin kendi anlatımıyla örtüşmüyor.
Sunucu: Ahmet Şık, Gülen hareketini eleştiren bir kitap yazdı. Hatta bundan dolayı 2 kez hapse girdi. Yani aslında Gülen eleştirileri Türkiye’de olmadığı gibi Almanya’da da yeni değil. Neden şimdi Alman makamları Gülen Hareketini yeni bir değerlendirmeye tabi tutuyor?
H. H. : Bende yıllardır Gülen ile alakalı araştırmalar yaptım, hatta birkaç eleştirel yayınım da var. Bu yayınlarıma o zamanları Hareketle diyalog içinde bulunan kurumlardan bana karşı eleştiri geldi ve benim anlattıklarımı bizzat görmediklerini söylediler.

Darbe sonrasından algıda bir değişim oldu. Hala Hareket’in darbede hangi rolü olduğu bilinmiyor. Hükümet mercileri olaya biraz daha eleştirel bakıyor. Alman Büyükelçiliği bir yazısında farklı kaynaklardan alıntılar yaparak Hareketin içinde suç şebekeleri olduğundan bahsediyor. Darbeden sonra algıda bir değişiklik olduğunu düşünüyorum. Daha önceleri Hareket’in yanında görünmekten çekinmeyen, yönetim kurullarında yer alan politikacıların biraz daha dikkatli hareket ettiklerini görüyoruz.

Sunucu: Hareketin Almanya’da tekrar değerlendirilmesi nelere yol açabilir?
H. H. : Hareket içindekilerle konuşunca çok heyecan veren bir tablo var. Su anda hareket içinde büyük bir tartışmadan bahsediliyor.

Tartışmada 2 taraf var.

Bunlardan ilki şeffaflığı savunuyor. İmam meselesi gibi konuların dışa açıkça anlatılmasını ve Hareket’e daha derin bir bakış sağlanmasını istiyorlar. Bunlar genelde yıllardır Almanya’da yaşayan ve burada doğmuş kişiler tarafından savunuluyor.

Tabi bunun karşısında Türkiye’deki Hareketin zihin yapısıyla birlikte Almanya’ya kaçanlar yer alıyor. Bu anlayış daha çok gizliliği veya kurumlara sızmayı kabullenen bir anlayış. Bu iki taraf şu anda Almanya’da karşı karşıya gelmiş durumda.

Gizliliğe karşı şeffaflık yani. işte önümüzdeki aylar ve yıllarda ne olacağı çok heyecan verici.

 

Orjinal haber: https://www1.wdr.de/mediathek/audio/wdr5/wdr5-morgenecho-interview/audio-guelen-bewegung-ist-sektenaehnlich-organisiert-100.html

 

YENİ HAMLE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here