Kosova’da Neler Oldu?

0
1024

Erdoğan rejimi terörist ilan ettiği muhaliflere karşı cadı avını sürdürüyor. Haklarında herhangi bir suç delili veya hukuki bir süreç bulunmayan Gülen Hareketi’ne mensup insanlar, demokrasisi gelişmemiş ülkelerden kaçırılmaya devam ediyor. Malezya, Myanmar, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerdeki kaçırılma olaylarının ardından bu kez Kosova’da 6 kişi daha kaçırılarak Türkiye’ye götürüldü.

Kosova’da 18 yıldır eğitim faaliyetlerine devam eden Mehmet Akif Kolejleri’ne 29 Mart 2018 sabah saat 08.30 sularında kendilerini yerel güvenlik birimi olarak tanıtan bir grup tarafından baskın düzenlendi. Herhangi bir kimlik veya baskınla ilgili resmi bir belge göstermeyen şahıslar, okul müdürü Kahraman Demirez ve öğretmenler Hasan Hüseyin Günakan ile Cihan Özkan’ı, öğrencilerin gözü önünde kelepçeleyerek gözaltına aldı. Aynı saatlerde bu kez resmi üniformalı kişiler okulların genel müdür yardımcısı Yusuf Karabina’nın arabasını trafikte durdu. Arabadaki 15 yaşındaki oğlunu ve eşi Yasemin Karabina suçsuz yere darp edildi. Ardından Yusuf Karabina zorla kelepçelenerek gözaltına alındı. Olayın duyulmasının ardından Mehmet Akif Kolejleri’nin genel müdürü Mustafa Erdem de durumu öğrenmek için gittiği emniyette gözaltına alındı. Çocuğu Mehmet Akif Kolejleri’nde okuyan Türkiye’nin sayılı kardiyologlarından Profesör Doktor Osman Karakaya ise aynı gün saat 09.30 da evine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Neden kaçırılmıştı bu insanlar? Erdoğan rejimi ve ortaklarının Hizmet Hareketi gönüllülerine yaşam hakkı tanımaması ve her türlü hukuksuzluğu yapması artık beklenen şeylerdi. Ancak Avrupa Birliği yolundaki Kosova’nın, ülkesinde yaşayan ve yasal oturma izni olan eğitimcilerin kaçırılmasında Erdoğan rejimi ile ortaklık yapması herkesi şaşırmıştı. Okulların genel müdürü Mustafa Erdem 20, genel müdür yardımcısı Yusuf Karabina 21, Mehmet Akif Koleji Jakova şubesi müdürü Kahraman Demirez 12, kimya öğretmeni Hasan Hüseyin Günakan 26 ve biyoloji öğretmeni Cihan Özkan 5 yıldır Kosova ve Balkanlarda eğitim faaliyeti yapmaktaydı. Profesör doktor Osman Karakaya ise; 15 Temmuz 2016 da yapılan darbe teşebbüsünden çok önce ailesi ile birlikte Kosova ya taşınmış ve işi dolayısıyla vaktinin büyük kısmını Afrika’da geçirmekte ailesini ziyaret için Kosova’ya ancak 2 ayda bir gelebilmekteydi. Afrika’dan Kosova’ya ailesini ziyarete geldiği gün gözaltına alındı. Karakaya diğer eğitimcilerden farklı olarak Ergenekon sanığı Mehmet Haberal lehinde sağlık raporu vermediği için Türk derin devleti yapılanmasının da hedefiydi.

Büyük şaşkınlık yaratan bu gözaltılar Kosova emniyeti yerel birimlerine sorulduğunda,  durumun kendileri ile ilgili olmadığını, gözaltıların merkezi yönetim ve Kosova istihbarat birimi AKİ tarafından yapıldığını ifade ettiler. Olayın sosyal medya ve basında duyulmasının ardından Başbakan Ramush Haradinaj Twitter hesabından yaptığı açıklamada, operasyondan haberi olmadığını, bu nedenle anayasa ve yasalardan aldığı yetkilere göre hareket edeceğini duyurdu. Cumartesi günü Ulusal Güvenlik Konseyi’nin acil toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada ise İçişleri Bakanı Flamur Sefaj ve istihbarat şefi Driton Gashi’nin kendisini onu bilgilendirmek zorunda olduğunu söyledi. Ardından “Güvenimi kaybettiniz” diyerek ikisini de görevden aldı.

Kosova medyası yaşananlara geniş yer vererek yapılan hukuksuzluğa vurgu yaparken, Türkiye’nin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı, haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan bu insanları ‘terörist’ olarak nitelendirdi. Anadolu Ajansı hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan 6 kişinin, elleri kelepçeli resimlerini yayınlayarak şahısların Türkiye’ye getirildiğini iddia etti. Ancak fotoğrafın, polislerin kullanmadığı profesyonel kamera ile çekilmiş olması, fotoğraf çekilen odanın detaylarıyla Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç’ın odasına benzemesi ve fotoğrafta kullanılan Türk Bayrağı’nın emniyet birimlerinde değil büyükelçiliklerde kullanılan bayraklardan olması öğretmenlerin belli bir süre Türkiye’nin Kosova Büyükelçiliği’nde tutulduklarına dair şüpheleri artırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Mart 2018 Cuma günü Gülen Hareketi ile irtibatlı 6 Türk vatandaşının Milli İstihbarat Teşkilatı ve Kosova istihbarat birimlerinin ortak çalışması ile Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bu arada Kosova’da güvenilir kaynaklar gözaltına alınan 5 öğretmen ve 1 doktorun sınırdışı edilmediğini iddia etti. Yerel kaynaklar, Anadolu Ajansı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kosova üstündeki uluslararası baskıyı ve Kosova halkının tepkisini azaltıp, sınır dışı işlemlerini rahatça gerçekleştirebilmek için bu tarz açıklamalar yaptıklarını yazdı. Gözaltına alınan 6 kişinin avukatı Leutrim Syla, Twitter hesabından müvekkillerinin Kosova’da olduğunu duyurarak; Kosova hükümetinin bir adım atması ve sınırdışı edilmeyi durdurması gerektiğini ifade etti. Müvekkillerinin sınır dışı edilmesi durumunda Türkiye’de işkenceye ve kötü muameleye maruz kalacaklarını yazdı.

Perşembe günü durumdan haberi olmadığını ve bu operasyonun acil sınır dışı etmeyi gerektirecek unsurları taşımadığını duyuran Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj, birkaç saat sonra 6 Türk vatandaşının oturma izinlerinin bittiği için sınır dışı edildiklerini iddia etti. Fakat; Mehmet Akif Koleji yetkilileri, öğretmenlerin 2022 yılına kadar oturma izinleri olduğunu gösteren belgeleri kamuoyu ile paylaşarak Kosova Başbakanı’nın gerçeği ifade etmediğini ortaya koydular.

Kaçırılanların akıbeti hakkındaki spekülatif bilgiler ortamı her geçen dakika daha fazla geriyordu. Eğitimcilerin Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Büyükelçiliğe getirildiği, ardından ise havaalanında bekletildiğine dair sayısız haber geçildi. Olayları duyan öğrenci ve veliler kendi aralarında organize olarak ilk günden itibaren Kosova Meclisi ve Kosova Havaalanında protesto gösterileri düzenledi. Kaçırılanların aileleri Kosova’daki diğer ülke elçiliklerini yapılan hukuksuzluklar hakkında bilgilendirdiler. Tüm dünyaya basın toplantıları ile sosyal medya üzerinden seslenerek bu hukuksuzluğa engel olunmasını istediler. Avustralya, ABD, Almanya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde Kosova büyükelçilikleri önünde yüzlerce insan toplanarak Kosova’da yaşanan hukuksuzlukları protesto etti ve kaçırılanların en kısa zamanda serbest bırakılmasını istedi. AP Yeşiller  Grubu’ndan milletvekili Rebeca Harms Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taci’ye, ‘öğrencileri dinle, Kosova’da hukukun üstünlüğünü koru’ mesajını iletti ve bu çağrısını bir kaç kez yineledi.

Öğretmenlerin avukatları ve eşleri Cuma günü saat 03.00 da Başbakanlığa resmi dilekçe ile başvurarak kaçırılanlar hakkında bilgi talep ettiler. Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj, kaçırılan öğretmenlerin meclis önünde bekleyen ailelerini ziyaret ederek üzüntülerini iletti ve “Bir daha asla aynı durumun oluşmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Herkes kaçırılan 6 kişinin hala havaalanı ya da elçilikte tutulduğuna inanıyor ve Türkiye’ye götürülmemeleri için ellerinden geleni yapmayı çalışıyordu. Havaalanı yeni binası Birleşmiş Milletler yetkilileri tarafından arandı fakat kaçırılan öğretmenler bulunamadı. VIP olarak kullanılan havaalanı eski binası Birleşmiş Milletler yetkilileri tarafından aranmadığından, mağdurların avukatları ombudsmanları göreve çağırdı. İki ombudsman arama yapmak için havaalanına geldi, fakat; yetkileri olmasına rağmen hukuksuz olarak arama yapmalarına izin verilmedi. Bu sırada Kosova Hükümet yetkilileri sık sık, öğretmenlerin Türkiye’ye götürüldüğünü söyleyerek protestoların durdurulmasını istediler. Buna rağmen; kimse havaalanını terk etmedi.

Cumartesi sabahı; kaçırılan öğretmenlerin yeni resimleri, VIP salonundan çıkarılışları ve uçak görüntüleri servis edildi. Cumartesi öğle saatlerinde, Türkiye’deki avukatı Mustafa Erdem Bey’le yüzyüze görüştü ve Türkiye’de oldukları bilgisini ailesine iletti. Ailesi görüşmenin detaylarını ve görüşmede yaşananları dinlerken avukatın anlattıklarının ses kaydını yaptı. Ses kayıtlarını dinleyen Mehmet Akif Koleji yetkilileri; kaçırılanların, kaçırıldıktan 1.5 saat sonra Türkiye Sabiha Gökçen Havaalanı’na götürüldüklerine kanaat getirerek protesto gösterilerini sonlandırma kararı aldı.

2017 yılı Aralık ayında benzer şekilde kaçırılan Uğur Toksöz Bey ülkeden çıkarılamadan Birleşmiş Milletler yetkilileri tarafından kurtarılmış ve hukuksuzluğa engel olunmuştu. Aynı olayın tekrarlanmaması için operasyonun bu kadar hızlı yapıldığı zannediliyor.

Kosova Meclis Başkanı Kadri Veseli “6 Türk vatandaşının hukuka müracaat edilmeden ve başbakana yanlış bilgi vererek Türkiye’ye iade edilmesinde kimler görev aldıysa, bu şahıslar hükümet ve bürokrasiden uzaklaştırılacak” şeklinde açıklama yaptı. Kosova Piskoposu Dode Lush Gjergjı Paskalya bayramının ana kutlama ayininde yaptığı konuşmada 6 kişinin sürgün edildiğini, bunun için çok üzgün olduğunu söyledi. Piskopos Gjergji, “Biz onlara ihanet ettik. Sizi koruyamadık özür dilerim” dedi. Gjergji “Türklere ihanet edenler, gelecekte kendilerine güvenilmesini nasıl bekleyecekler?” diye sordu.

Kosova Meclis Başkanı Kadri Veseli, Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj ve Piskopos Gjergji’nin açıklamalarına rağmen Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi’nin haklarında iddianame bile hazırlanmamış kişiler hakkında, “Sınır dışı edilmelerinin tek nedeni, Kosova ulusal güvenliğinin tehlike altına girmesidir” şeklinde konuşması şaşkınlık yarattı. Anlaşıldığına göre Kosova devletinde de bir belirsizlik vardı. “Kirli bir pazarlık” şüpheden öteye geçti. Erdoğan operasyonda dahli olan Kosova iç işleri bakanı ve istihbarat başkanını görevden alan Başbakan Ramush Haradinaj’e ateş püskürdü. Sanki kendi valisine talimat verir gibi “Kimden talimat alarak onları görevden aldın” diye çıkıştı.

Yapılan bunca açıklamaya rağmen geri adım atmayan Erdoğan rejimi, 6 Türk vatandaşını kaçırarak Türkiye’ye götürdü. Uluslararası birçok üst düzey yetkilinin bu operasyona izin verilmemesi için Kosova Hükümet yetkililerine çağrıda bulunmaları da bu kaçırılma olayının önüne geçemedi. Yaşanan olay Avrupa Birliği yolundaki Kosova demokrasisinde derin yaralar açarken, insan hakları ve onuru despot yönetimlere karşı bir kez daha mağlup oldu.

Alp TEKİN

Bu videonun hazırlanmasında emeği geçen metin yazarlığı, seslendirme ve montaj ekiplerine teşekkür ederiz.

Kosova’da yaşanan trajediyi anlattığımız yayını VİDEON kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Abone olmayı unutmayın..

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here