Hizmet Hareketi ve değişim

1
1641

Uzun zamandır dile getirdiğim bir konu var, Hizmet Hareketi artık bir cemaat olmadan bir hareket haline geliyor diye.

Bu değişimin gerçekleşmesi kaçınılmaz bir sonuçtu.

Aslında bu hareketin tarihine bakıldığında olması da gereken de bir durum olarak karşımızda duruyor.

Evet Hizmet Hareketi artık klasik cemaat olma durumunda çıkıp bir hareket haline geliyor.

Bu değişimin olması, bir bakıma 17-25 aralık ile başlayan yaşadığımız sürecin de etkisiyle daha da hızlandı.

Kader planında yaşanılanların hikmetlerini ileride göreceğiz ama, bu değişim olması ve kısa bir sürede olması adına yaşanılan bu acılı sürecin bir yönüyle bir rahmete vesile olduğu kanaatindeyim.

İsterseniz bu konuyu biraz daha açayım.

Hizmet Hareketi Fethullah Gülen Hocaefendi’nin tahta kulübesinde, Kestane Pazarı yurdunda kalan öğrencilere sahip çıkması ve daha sonra bu sahip çıkma ve insan yetiştirme projesi ile başlayıp günümüze kadar geldi.

İnsan yetiştirme çok emek isteyen ve hassasiyet gerektiren bir iştir.

Bu hassasiyet ve fedakarlıkla ile ancak dünyanın çok farklı coğrafyalarına gidecek, oralarda yaşayacak ve fedakarlıklar yapacak insanlar yetişebilir.

Ve bunu Hocaefendi ve yetiştirdiği insanlar yılların emeği, gözyaşı ve teri ile yaptılar.

Bu yapılırken bir cemaat anlayışı ile yapıldı ve yapılmalı idi.

Nedir cemaat anlayışı.

1- Sıkı kuralları olan.

2- Dışarı ile çok fazla etkileşimi olmayan.

3- Manevi yönü hep önde olan.

4- Kararların üstten alta doğru geldiği ve çok sorgulanmayan.

5- Vazife yapan kişilerin bir yönüyle kutsal bir işi yapan kutsanmış kişiler olarak görüldüğü.

6- Hesap sormanın olmadığı, maddi yardımları verirken veya bir işi yaparken onun kutsal ve yapıldıktan sonra çok arkasına düşülmediği gibi daha çok maddeler halinde yazabileceğimiz bir anlayış ile yapıldı.

Bu anlayış ve yöntem, o günün şartlarında ve henüz tohum atma dönemi olarak değerlendirebileceğimiz o günler için doğru ve yapılması gereken işlerdi.

Ve bu hakkıyla ve layıkıyla yapıldı ve bugünlere geldi.

Bu hareketin bugünlere gelmesinde emeği olan, Lahmacuncu abilerin, himmet verecek parası olmayıp çocuklarının resmini yollayan anaların, düğünde takılan altınlarının tümünü yollayan ablaların haklarını ne yaparsak yapalım ödeyemez gelecek nesiller.

Evinin yolunu şaşıran abilerin, Tuna Nehrinde can veren şehitlerin, Moğolistan’da ruhunun ufkuna yürüyen Adem Tatlıların, ölürsem Tanzanya’daki okulun bahçesine beni gömün diyen fedakar esnafların haklarını hiç bir zaman ödeyemeyiz.

O günler bu fedakarlıkların yapılması gereken günlerdi ve yaptılar.

Bizlere yaşanmaz bir hayat bırakıp gittiler ötelere bu insanlar.

Şimdi iş gelip bizlerin omuzlarına konuldu.

Her dönemin işleyişi, anlayışı, tekniği, yöntemi ve sistemi farklılık arz ediyor.

Her dönemin önceliği ve hizmet etme şekli değişiyor.

Bugün, bu insanların bugüne getirdiği ve cemaat olarak başlayan bu hareket, bir küresel hareket haline gelmiştir ve hareket anlayışına göre hareket etmek zorundadır.

Bu değişimin, ben tavandan gelecek ve başlayacak bir değişim olmayacağı kanaatindeyim.

Bu olması gereke ve artık mecburi olan değişime, Hocaefendi’nin etrafında olan bazı insanların karşı oldukları ve bu değişime direndiklerini görüyorum.

Ve bu direnç, Hocaefendi’ye rağmen yapılıyor buna inanıyorum.

Hareketin bu değişimi tavandan beklemesinin beyhude bir bekleyiş olacağı kanaatindeyim.

Bu nedenle bu değişimin tabandan başlayıp, tavanda olanların değişimi kabul etmek zorunda kalacağı, kalmasalar bile artık çok da öneminin olmayacağı bir süreç ile bu değişimin olacağına, olması gerektiğine inanıyorum.

Hareket mensupları için bu kolay ve hemen alışılacak bir durum değil biliyorum.

Zira hareketin başlangıcından bugüne kadar yetişen insanların fikir kodlarına hep şunlar yazılmıştı.

1- Emre itaat.

2- İzin

3- İmamın oyunu eşittir cemaatin oyu artı bir

4- Abiler her şeyi bilir

5- Teslim ol rahat et.

Bu kodlarla yetişmiş insanların bir anda bunları yıkması zor.

Ama bu kodların, tabanda yetişen yeni nesil tarafından günün şartlarına uyumlu ve fonksiyonel bir şekilde değiştirileceğine inanıyorum.

Hareketteki insanlar artık bazı değişimleri yapmak, bazı eylemleri yapmak, bazı adımları atmak için üstten bir talimat beklemesinin hem zaman kaybı, hem de başarısızlıklara sebep olacağına inanıyorum.

Hareket mensupları, birer birey olarak ve o bireylerin kendi kendilerine bir araya gelerek, tümüyle hür irade ve düşünceleri ile, bir yerlerden empoze edilen fikirler ile değil, yaşadıkları yer, zaman, topluluk faktörlerini göz önüne alarak plan ve projelerini kendiler yapacaklar.

Yönetici ve çalışanların tayin ve tesbitini yukarıdan gelen kararlarla değil, o görevi yapabilecek, uygun ve liyakatli kişilerin, yerelde seçilen heyetlerin tesbiti ile belirleyecekler.

Tümden bir kültür empoze eden ve sadece bir millete hitap eden merkezler değil, yaşadıkları yerlerdeki diğer merkezler ile koordineli ve ortak hareket eden, yerelin şartlarına ve ihtiyaçlarına göre projeler geliştiren bir sistem ile devam etmeli.

Tümüyle şeffaf, parasal konularda kesinlikle sorumluluk ve kontrolün atanan tek kişilerde değil, yerelde kurulan kurullar ile tümden hesap verilebilirlik esası üzerine kurulu bir sistem ile çalışmalı.

İmza yetkisi ile emir verme yetkisi ayrı kişilerde değil, imza atanın aynı zamanda sorumlu ve karar verme makamında olan bir sisteme geçilmesi lazım.

Sistemin ürettiği küçük tiranların önüne geçmek için, yetkilerin, paranın asla tek kişiye bırakılmayacağı, kurullar ve seçimler üzerinden yürüyecek bir sisteme geçilmesi lazım.

Değişim adına daha çok fikir ve öneri buraya yazılabilir.

Ama bu, başta da dediğim gibi, bazılarına rağmen olacak ve tabandan gelecek bu değişim.

Hocaefendi’nin uzun zamandır dile getirdiği ama bazılarının anlamamakta ısrar ettikleri bu değişimin dip dalgaları çok ciddi bir şekilde geliyor.

Bu değişim hakkında yazı yazan, fikir beyan eden insanlara karşı yapılan susturma, linç ve dışlama faliyetlerinin de, yine bu değişime karşı olan, aslında değişim ile kendilerine kurdukları makam ve imkanlarından olacaklarını bilen insanlar tarafından organize edildiğine inanıyorum.

Fakat bu girişimlerin neticesiz kalacağına inanıyorum.

Eğer bu değişime karşı durup bunu engellemeyi düşünenler varsa, bu dalgaların yıkacağı ilk şeyin kendileri olacağını bilmelerini isterim.

 

 

FUAT BARAN

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

1 YORUM

  1. Değişime karşı çıkanlar ilk yıkılanlardır nedeni inkomppitens oldukları içindir hizmette şuanlayış geliştirilmeliydi bazen kenara
    Çekilmekte hizmet olduğunu hemde büyük bir hizmet olduğunu bilinçi geliştirilmeliydi Hocaefendi Centkez bunu dile getirdi dinleyen olmadı sayın sabadan kenara çekilmeyle ilgili detaylı bir yazı sizden bekliyoruz saygılar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here