ABD, Zarrab Davasına Nasıl Bakıyor?

0
496
ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmekten suçlu bulunan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla için 15 yıldan (188 ay) fazla hapis ile 50 ila 500 bin dolar para cezası istendi.
Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla  savunma ekibinin 11 Nisan’da yapılacak ceza duruşması öncesi mahkemeye sunduğu dilekçeye verilen cevapta savcılık makamı, Atilla için öngörülen cezanın 188 ay hapis ve 50 ila 500 bin dolar arası para cezası olarak belirledi.
ABD makamları aslında  söz konusu suçun Türkiye’de siyasi sorumluları olduğunu biliyorlar. Nitekim bu konunun detayları savcılık iddianamesinin ek belgelerinde fazlasıyla görülüyor. ABD Başkanı Trump, CIA, Dış İşleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Danışmanlığı makamlarına getirdiği İran karşıtlığı ile bilinen isimlerle sıcak savaş hazırlığı yaparken Zarrab davasını hasır altı etmek istemeyeceğini değerlendirmek mümkün. Nitekim, Suudi Prensi’nin verdiği İran ile savaş temalı mesajları ve Trump yönetiminin Suriye’den çıkmaması için 4 milyar dolarlık destek sözü vermesi bu süreçle bağlantılı görülüyor.
Bununla birlikte, ABD’de yapılan değerlendirmeler arasında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın’ın ABD’nin İran ile gerilimi artırmaya dönük siyasetini öngörerek, Washington ile İran’a karşı temas arayışı içerisinde olduğu da gelen bilgiler arasında. Ancak Amerikalılar, Ankara yönetiminin bürokrasinin kritik brimlerinde İran yanlısı kadroların etkinliğinden rahatsızlıklarını gizlemiyorlar. Nitekim, 17-25 Aralık operasyonlarının önemli ayaklarından olan Selam-Tevhid araştırmaları İran’ın Türkiye üzerindeki istihbarat ve kadrolaşma çalışmaları hakkında kapsamlı bilgiler veriyordu. Nitekim bu operasyonların Mustafa Çalışkan ve Özgür Taşdelen gibi isimlerin çabalarıyla sonuçsuz bırakılmasıyla Türkiye’de Ilımlı Sünni İslam yorumu yerini radikalleşmeye bıraktı. Diğer taraftan İran, gaz karşılığında altın ticareti formülü ile ekonomisini güçlendirerek Türkiye’nin bölgesel gücünün önüne geçmeyi de başardı.
Nitekim, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in İran’a gidip kameralar önünde iş birliği mesajları vermesi, Perinçek yanlısı generallerin İran lehine yaptıkları açıklamalar, İran’ın Türkiye’de ne denli zemin kazandığının da göstergesi.
ABD Yönetiminin bu süreçle ilgili faaliyetleri tespit edilmiş bürokrat ve siyasilerle ilgili zamanı gelince harekete geçebileceği ve gerekirse Lahey Adalet Divanında ‘terörizmin finansmanı’ bağlamında bir yargı sürecini de başlatabileceği değerlendiriliyor.
Akif Karadağ 
Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here