KAÇMAZ AİLESİ @VideonTR aracılığıyla

0
780

15 Temmuz darbe senaryosu ve ardından ilan edilen OHAL, Türkiye’de Hizmet Hareketi’ne karşı uygulanan baskıyı zirveye çıkardı. 100 binden fazla memur ihraç edilirken 50 binden fazla kişi de hukuken karşılığı olmayan sebeplerle tutuklandı. Erdoğan rejiminin yok etme politikası yurtiçiyle sınırlı kalmadı. Yurtiçinde 10’u geçen kaçırma sayısı, yurtdışında da giderek arttı. Ömrünü eğitime adamış Kaçmaz ailesi de bu mafyatik uygulamaya maruz kalanlardan. Mesut Kaçmaz ve eşi Meral Kaçmaz 11 yıldır Pakistan’da eğitim gönüllüsü olarak hizmet ediyordu. Pakistan’da en iyi okullar arasında gösterilen PakTürk okullarının müdürü Mesut Kaçmaz ve eşi 11 yıldır Türkiye’den uzak yaşamasına rağmen Erdoğan rejiminin başlattığı cadı avı kapsamında bir gecede terörist ilan edildi. Türkiye’de terör örgütü üyeliğiyle suçlanıyorlardı. Pakistan hükümeti, Erdoğan’ın baskılarına dayanamayıp vizelerini iptal etmişti. Tehdit altındalardı. Pakistan’ın kendilerini Türkiye’ye teslim edebilme ihtimali olduğunu biliyorlardı. Ancak yıllarını verdikleri okullarından, öğrencilerinden ayrılmak istemiyorlardı. Bu sebeple Kaçmaz ailesi de Pakistan’daki diğer Türk aileler gibi Birleşmiş Milletler’e başvurdu ve aldıkları bir yıllık oturumla Pakistan’da kalmaya devam etti. Birleşmiş Milletler yetkilileri Kaçmaz ailesine ellerindeki bu vizeyle sınır dışı edilemeyeceklerini, Türkiye’ye iadelerinin mümkün olmayacağını taahhüt etmişlerdi. Bir nebze de olsa gönüllerine su serpildi. Türkiye’deki zulme maruz kalmak istemiyorlardı. 11. Sınıfa giden büyük kızları Huda üniversite sınavına hazırlanıyor, küçük kızları Huma ise 9. Sınıfa gidiyordu.

Kaçmaz ailesi bir süre sonra çevrelerinden ve komşularından kimliği belirsiz kişilerce soruşturulduklarını öğrendi. Kendi çabalarıyla tedbir almaya çalışan aile 3 kez evlerini değiştirdi. Birleşmiş Milletler yetkililerine dilekçe yazıp güvenli bir ülkeye yerleşme talebinde bulundularsa da bir netice alamadılar. Ve 27 Eylül 2017 gecesi korkulan oldu. Baskılara rağmen kaçmayan Kaçmaz ailesi kaçırıldı. Sabah saat bir buçuk sularında 5’i kadın 15 sivil giyimli kişi Kaçmaz ailesinin Lahor’da yaşadıkları evlerini bastı. Aslında bekliyordu Mesut Kaçmaz bunu. Ancak Birleşmiş Milletlerin kararına rağmen bunu yapmaya cesaret edebileceklerini düşünmüyordu. Kendilerini almaya gelen kişilerin kanuni yollarla gelmediği belliydi. Mesut Kaçmaz’ın Birleşmiş Milletler koruma belgesini göstermesi de gelenler için bir şey ifade etmiyordu. Aile yapılanın hukuksuz, kanunsuz olduğunu anlatmaya çalışırken, kanun tanımaz kişilerce darp başladı. Seslere uyanan komşuları Fatih Avcı, gördüğü manzara karşısında donup kaldı. Polisler, şiddete ve baskıya dayanamayıp bayılan Meral Kaçmaz’ı o halde sürükleyerek dışarı çıkartıyordu. Ailenin kızları şoktaydı. Çığlık atıyor ama seslerini kanuna, hukuka, vicdana duyuramıyorlardı. Mesut Bey, suçlarının ne olduğunu, kendilerine bu muamelenin neden yapıldığını sordu. Bir yandan da darp edilen ailesini korumaya çalışıyordu. Ancak ne bir tepki ne de bir insanlık emaresi görebildi. Eli silahlı kişiler ilk önce olaya müdahale etmek isteyen Fatih Beyi, ardından Kaçmaz ailesi fertlerini aşağı indirdiler. Aşağıda onları polis tepe lambası bulunan pikaplar bekliyordu. Önce Fatih Bey, Meral Hanım ve iki kızının gözlerini bağladılar. Ardından başlarına çuval geçirildi. Fatih Beyi öncen kelepçeleyen failler direnen Mesut Beye kelepçe takamadılar. Onun ellerini kalın iplerle bağlamayı tercih etmişlerdi. Direndi Mesut Bey. O direndikçe yüzüne bir yumruk geldi. Fatih Beyin, Polis olduğunu düşündüğü memurlardan birisi “Burası Pakistan, biz istediğimizi yaparız” diyordu. Haklıydı. Hukuk, hukukun uygulandığı yerde değerliydi. Ve bir uluslararası suç örgütünün organizesinde kaçırılıyordu işte Kaçmaz ailesi. Yarım saat kadar bir bilinmeze doğru götürüldüler. İtişme ve darplarla geçen yolculuğun ardından göz bağları çözüldüğünde iyi döşenmiş bir villada kendilerini buldular. Başka kişilerde vardı o evde. Üst düzey memurlar.. Bunlardan birisi Fatih Beye “Seninle işimiz yoktu. Senin bu işe karışmaman lazımdı. Adın bizim listemizde yok” dedi. Demek bir liste vardı ortada. Ve acımasızca uygulanıyordu. Fatih Beyin gözlerini yeniden bağlayarak evinin yakınlarında bir yere bıraktılar. Sıradan eğitimcilerdi onlar. Bir cürüm işlemiş gibi muamele gördüler.
Pakistan’da yaşayan diğer Türk eğimciler bilgi almak için Lahor emniyetine gittiler. Ancak yetkililer kendilerinin böyle bir vakadan haberdar olmadığını söyledi. Kimse bilmiyordu ne olduğunu. Hukuk yoluyla meseleyi yetkililere iletmek için Lahor Yüksek Mahkemesi’ne başvuruldu. Mahkeme illegal olarak esir tutulan ailenin sınır dışı edilemeyeceğine, bu kişilerin mahkemeye getirilmesine dair bir karar verdi. Bu karar bütün Pakistan havaalanlarına ve gümrüklerine iletildi. Mahkeme, Kaçmaz ailesinin bulunması için emniyet güçlerine 10 gün süre vermişti ancak yetkililerden bir ses yoktu. Bir aile sabaha karşı evlerinden alı konmuştu ve kimse bulamıyordu. Sosyal medyada Kaçmaz ailesinin bulunması için başlatılan kampanya çok ses getirdi. Demokratik ülkelerde yaşayan Hizmet gönüllüleri de Pakistan Büyükelçiliği ve Birleşmiş Milletler ofislerinin önünde protesto gösterisi düzenledi. Ancak yapılan hukuksuzluğa engel olmaya yetmedi.
Kamuoyu Kaçmaz ailesinin kaçırıldığını 14 Ekim Cumartesi günü kızları Hüda’nın Pakistan’daki bir arkadaşını aramasıyla öğrendi. Aile, mahkeme kararına rağmen gözleri bağlı bir şekilde İslamabad’dan Türkiye’ye işaretsiz bir uçakla gönderilmişti. Olayın tanığı yolcular kaçmaz ailesinin kızlarının yerde sürüklendiğini, çığlıklar attıklarını ve zorbalıkla uçağa bindirildiklerini söylüyordu. Mesut Kaçmaz ve eşi Meral Hanım sorgu için Ankara’ya götürüldü. Kaçmaz çiftinin 2 kızı ise akrabalarının yanında İstanbul’da kaldı. Mesut Kaçmaz, 3 gün süren sorgunun ardından ‘terör örgütü yöneticiliği’ suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevine konuldu. Meral Kaçmaz’dan ise 10 günlük gözaltı süresince hiç haber alınamadı. Gözaltında yaşanan faili meçhul ölümleri, işkenceleri düşündükçe, yakınları daha da endişelendiriyordu bu sessizlikten. 10 günün sonunda Meral Hanımın tutuklanarak Ankara Sincan Cezaevine gönderildiği öğrenildi. İddia hep aynıydı; terör örgütü üyesi olmak. Olmayan, suç içeren bir fiilin varlığından söz edilemeyen bir terör örgütü oluşturulmuştu ve yok edilmek istenilenler ‘terörist’ diye adlandırılıyordu.
Kaçırmayı olayının Pakistan anti terör dairesi tarafından yaptığını söyleyen ailenin avukatı Asma Jehnagir, ”Aile önce Lahor’da tutuldu, ardından İslamabad’a götürüldü. Havaalanına Türkiye’den özel bir uçak geldi. Türk polisi Pakistan’a ayak bastı, aile fertlerini havaalanında sürükleyerek uçağa bindirip götürdüler. Burası bir ülke midir yoksa orman mıdır? Çünkü burada mahkemeyi takan yok, istedikleri insanları dünya diktatörlerine teslim ediyorlar” dedi. Pakistan İçişleri bakanlığın ve istihbarat dairesinin kaçırma olayı konusunda bilgisinin olmadığını, kaçırma olayını gerçekleştiren terörle mücadele biriminden sorumlu müsteşar yardımcısının ifadeye çağrılacağını söyledi.

Mafya düzeni kurumsallaşmıştı Türkiye’de. Devlet kurumlarına sinmiş, memurundan siyasetçisine kadar gözü kararmış bir kitle, hukuk, yasa, hak tanımıyordu. Aldıkları payelerle beslenen iktidar yandaşı medya da hukuksuzluğun zirvesi kaçırma olayını bir zafer edasında verdi. Kaçmaz ailesi Erdoğan rejimi tarafından, bir gurup kanun tanımaz memurdan istenmiş, Pakistan anti terör dairesi tarafından kaçırılmış, mahkeme kararına rağmen İslamabad havaalanında Türkiye’den gelenlere teslim edilmişti. Bugün, Kaçmaz ailesi gibi demokrasinin hakim olmadığı ülkelerde yaşayan binlerce aile kendi devletleri tarafından kaçırılma korkusuyla yaşıyor, olmayan suçlarını merak ediyorlar. Adliye mekanizmasının düzgün çalıştığı, yargının bağımsız olduğu, kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı özgürce savunma yapabilecekleri bir Türkiye’yi bekliyorlar.

Bu videonun hazırlanmasında emeği geçen metin yazarlığı, seslendirme ve montaj ekiplerine teşekkür ederiz.

Kaçmaz Ailesi’nin yaşadığı trajediyi anlattığımız yayını VİDEON kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Abone olmayı unutmayın..

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here