Aşk Olsun Be Çocuk!

0
1026

Aşk olsun be çocuk! Yaktın ehl-i vicdanın taa ciğerini. Yaşlarla doldurdun gözlerini. Darmadağın ettin akıl ve his dengelerini.

Aşk olsun be çocuk! Nasıl da sakladın içinde, feryadına dahi tahammül edilemeyecek kadar büyük acıları? Üzülmesin annen diye mi hiç ağlamadın babanı görene kadar; sonra yanardağlar gibi patlayıverdin bir anda?

Aşk olsun be çocuk! Yoksa acının en büyüğünü sen çektin de; biz etrafta dert gevezeliği mi yaptık? Yoksa gerçekten yanan sendin de; biz sadece birazcık sıcakta mı kaldık?

Aşk olsun sana! Niye sakladın bu yürek parçalayan feryadını bugüne kadar da; dertleniyor sandık kendimizi derin uykularda? Yoksa; sinemizi, sinen kadar paramparça mı zannettin, bütün masumiyetinle?

Aşk olsun sana! Niye sarsmadın bizi “Utanın, gülmekten utanın! Yangın var, yanıyorum! Tulumbanızı kapın ve koşun, yanıyorum!” diyerek? Yoksa; sağda solda avare gezinmelerimizi koşuşturma mı zannettin, tertemiz yüreğinle?

Aşk olsun sana! Niye elimizden tutup bize ağlamayı, feryad etmeyi öğretmedin de; gözümüzden süzülen birkaç damla yaşla yangınını söndürebileceğimizi zannettik? Yoksa; bizi de kendin gibi gözyaşlarını saklayanlardan mı zannettin, mutlak hüsn-ü zannınla?

Yazıklar olsun be Zalim, yazıklar olsun sana! Nasıl da kıydın masum yavrulara? Nasıl da çaldın onların yüzündeki tebessümü? Nasıl da unutturdun onlara sevinmeyi? Nasıl da yaktın onların ciğerlerini?

Yazıklar olsun be Zalim, yazıklar olsun sana! Masumiyeti cezalandırdığın, merhameti yasaklayıp zulmü teşvik ettiğin için, Allah’ın sorgusuz sualsiz cennete koyacağı masumlara cehennem azabı çektirdiğin için.

Yazıklar olsun be Zalim, yazıklar olsun sana! Şeytanın dahi uğraşmadığı masum çocuklarla uğraştığın için; onlara acının en acımasızlarını yaşatip, sonra da “Acırsanız, acınacak hale gelirsiniz!” dediğin için.

Yazıklar olsun size! Apaçık zulmü durdurmak için parmağını bile oynatmayanlar, haksızlık karşısında dilsiz şeytan kesilenler, kötülüklere kalb ile buğz etmekten bile mahrum olanlar.

Yazıklar olsun size! Kendi rahatını başkalarının ızdırabında arayanlar, dünyayı ahirete, canavarlar gibi yaşamayı insan olarak ölmeye tercih edenler.

Yazıklar olsun size! Kendisini aşağılayanı tazim edenler, her türlü hatasını bildikleri halde zalimi medihte yarışanlar, kötülüğü kutsayanlar.

Yazıklar olmaması için bize Enes b. Nadr’ın (RA) şu tövbe ve istiazesine ve sonrasında yaptiklarina ne kadar da muhtaciz.

Ya Rabbi! Şu müminlerin hâlinden, dağınıklığından ötürü Sen’den af diliyor, Şu müşriklerin yaptıklarından da Sana sığınıyorum!

Alp Tekin

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here