Erdoğan Rejimi Bir Can Daha Aldı

0
1314

Hukuksuzluk, adaletsizlik, zulüm, işkence, insan hakları ihlalleri… Bu kelimeler son yıllarda Türkiye iktidarının uyguladığı bir yönetim biçimi haline geldi. Özellikle 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL kararı sonrası zulüm furyası Türkiye’nin dört bir yanını sardı. Gülen cemaatine yönelik başlayan karalama ve bitirme kampanyaları daha sonra Erdoğan rejimine muhalif olan her kesime uzandı.

AKP yönetimi; kanun dışı tutuklamalardan, gözaltında işkencelere, cezaevinde ağır hastalıklara yakalanıp tedavisine izin verilmeyen insanlardan, ölüm haberini aldığımız kişilere kadar bir çok işkenceye ev sahipliği yaptı.

Zulmün bugünkü adresi ise Muğla oldu

Mehmet Koşar 38 yaşında mesleğine aşık bir bilgisayar öğretmeni/idi. Tek gayesi milletine ve insanlığa faydalı gelecek nesiller yetiştirmekti. Terörden uzak, silah adını dahi kullanmadan; Sevgi diliyle, barış yoluyla… Ancak ‘YENİ TÜRKİYE’de barış, sevgi, birlik ve beraberlik kelimelerini kullanan, bunları icraate döken insanlar ‘terör örgütü üyesi’ olmakla suçlanıyordu ve suçlanmaya devam ediyor.

Öğrencileri tarafından çok sevilen Mehmet öğretmen, 15 Temmuz sonrası Kanun Üstünde Kararname ile mesleğinden ihraç edildi. ‘Gülen cemaatine mensupsun’ gerekçesiyle çöpe atıldı yılların emeği, büyük idealler… Ve yarım kaldı Mehmet öğretmenin hayalleri… Çok geçmeden aynı sebepten dolayı eşini de ihraç ettiler mesleğinden. Bir yanda geçim derdi diğer tarafta gelecek nesiller yetiştirme umudundan mahrum kalan iki öğretmen…

Mehmet bey ve eşi işlerinden hukuksuzca atıldı ancak zulüm bununla sınırlı kalmadı. Mehmet bey ve ailesi çevreleri tarafından ‘terörist’ ilan edildi. Genç zihinlere hem bilisayar öğretmenliği yaptığı, hemde tüm öğrencilerine sevgi aşıladığı için…

Psikolojik baskıya, kendi ülkesinde vatan haini ilan edilmesine dayanamayan Mehmet öğretmen yurt dışına çıkma kararı aldı. Ailesiyle vedalaşıp Gürcistan yollarına düştü.Gümrük kapısına geldiğinde rutin kontrollerden geçen Mehmet Bey’in ‘KHK ile mesleğinden ihraç edilmiş’ bilgisine ulaşıldı. Mehmet Bey, yetkililere ‘Evet meslekten atıldım ama hakımda herhangi bir yurtdışı yasağı yok ve benim pasaportum da var.  Gürcistana gitmek için herhangi bir engelim yok’ dese de, jandarmalar durumu Muğla cumhuriyet savcılığına bildirdiler. Ardından Mehmet öğretmene; Savcılık eğer çıkmana izin verirse çıkarsın onun vereceği talimatı bekleyeceğiz ve ona göre hareket edeceğiz..! diyerek kendisini 1 gün gümrükte beklettiler. Erdoğan rejiminden beklenen karar Mehmet Beyi şaşırtmadı. Yine zulüm, yine engel ve yine kısıtlanan bir özgürlük… Savcılığın emri ile Mehmet Bey Muğla’ya geri gönderilerek polise teslim edildi. Kanun dışı hiç bir hareketi ve suçu olmayan Mehmet öğretmen tutuklanarak cezaevine konuldu.

Mehmet Bey, cezaevinde 1 ay kaldıktan sonra ruh sağlığı bozularak, intihar girişiminde bulundu. Jilet ile kendi boğazında kesikler oluşturdu. Ardından hastaneye kaldırılarak yaklaşık 20 gün Muğla devlet hastanesinde tedavi gördü. Bu 20 günlük sürede Mehmet öğretmenin yattığı odanın kapısında 2 jandarma sürekli nöbet tuttu. Jandarmalar ziyaret için ise ancak birinci dereceden yakınlarını içeri aldı. Mehmet Bey iyileşip hastaneden taburcu edildikten bir gün sonra nöbetçi mahkemeye çıkarıldı ve tahliye edildi.

Tahliye Edildi Ama…

Mehmet tutuksuz yargılandıktan bir ay sonra, polisler evlerine baskın düzenledi. Bu defa Mehmet Bey’in eşi Ganime Hanım için gelmişlerdi. Evin her yerini aradıktan sonra herhangi bir suç delili bulamayan emniyet ekipleri, Ganime hanımın kollarına kelepçe takarak gözaltına götürdü. 10 gün boyunca gözaltında kalan Ganime Hanım, polisler tarafından ‘silahlı terör örgütüne üye olduğunu itiraf edeceksin’ diye baskı gördü. Ancak ortada ne silah vardı, ne örgüt vardı ne de üyelik. Sadece ideal vardı, insanlık için yaşamak vardı, barış vardı…

Bu süreçte ruh sağlığı gün geçtikçe kötüye giden Mehmet Bey, atılan ‘terörist’ iftiralarına, uygulanan baskılara, kısıtlanan özgürlüğe dayanamadı. 10 Mart 2018 gecesi geride bir mektup bırakarak canına kıydı.

Diktatörlük ve zulüm her yanı öyle bir sarmıştı ki, Mehmet Bey’in yakınları ‘Polisler cenazeye geldiğimiz için bizi de alır’ endişesiyle cenazeye katılamadı…

Erdoğan rejimi, hukuk dışı uygulamalarıyla bir canı daha böyle aldı…

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here