Tenkit Üzerine…

0
536

Bir şeye kıymet biçme o şeyi kıymetlendirme demektir. Dilimizde kullandığımız tenkit kelimesi ise ”nakd” kökünden türemiştir. Nakd; bir şeyi satın alırken verilen akçe, kıymet ölçüsüdür ve tenkit o şeyi kıymetlendirme anlamı taşır. Sanılanın aksine eleştiri basit bir beğeni ifadesi ya da yargılama değildir.

Karşı olmak, yadsımak, bir düşünceyi çürütmeye çalışmak eleştiriyle bir tutulsa da asıl eleştiri fark edebilmeyi, ayırt edebilmeyi ve kavrama yeteneğini kullanmayı zorunlu kılar.
Dolayısıyla eleştiriyi yalnızca hataları bulmak/saymak dar kalıbından kurtarıp eleştirilen nesnedeki güzellik ve ulviyeti ortaya çıkarmak olarak tanımlamak gerekir. Bu anlamda bakıldığında eleştiri, eleştirilen şeyin düzeyini yükseltmek için yapılır ve eleştiri asla felaketlerin ve olumsuzlukların art arda sıralanması değildir. Tenkit ve taarruzun birbirine karıştırılmaması gerekir.

Eleştiride amaç; iyi olanın değerini ortaya koyma, onu unutulmaktan kurtarma, iyi olmayana ve kötüye fırsat vermemektir. Yapılan eleştiriler gerçeğe ne kadar yakınsa o kadar kıymet kazanır. Herhangi bir konuda eleştiri yapmadan evvel o konu hakkında ciddi bir araştırma yapmak, bilgi sahibi olmak gerekir. Bir şiirin eleştirisini yapan kişinin şair olması olması gerekmez belki ama şiirin bütün özelliklerini çok iyi bilmesi ve eleştirdiği şeyin gerçek değerini taraf tutmadan belirleyebilmesi gerekir.

Tenkit hüküm vermekten ziyade subjektif değerlendirmelerde bulunmaktır. Verilen kavram sınırlarına bakıldığında gerçek anlamda eleştiri yapmak çok zor bir iştir. Bu sebeple Avrupa’da eleştiri ile uğraşanlar; geniş bakış açısı, süratli anlama yeteneği, şairane tabiat, güzellikleri fark edebilme, fikir zerafeti ve duygu inceliği gibi doğuştan gelen veya sonradan kazanılan meziyetlere sahiptir.

Eleştiride önemli olan bir diğer şey ise eleştiri yapanın belirlediği tutumdur. Kişiselliğe sapmayan, kanıtlara dayanan, çözüm önerileri sunan ve örnekler getiren bir tutumdan bahsediyorum. Eleştirmen bir taraftan eskiyi ve hatalı olanı yıkarken diğer yandan yeninin temelini atmalı; eski, hatalı olanı yıkıcı, yeni ve çağdaş olanı yapıcı bir tavır üstlenmeli; yıkıcı değil yaratıcı bir dönüşüm ortaya koymalı.

Eleştiriler anlatılan düşünsel zeminden yoksunsa hep yüzeysel olma yanlışını da beraberinde getirir. Bakış açısı ne kadar yüzeysel ve üstünkörü ise bulunan kusurlar da o derece yüzeysel ve üstünkörü kalır. Tüm söylenenler polemikten öteye geçmeyen kısır bir döngü oluşturur.

Batıdaki anlamıyla eleştiri büyümenin ve gelişimin tek yoludur ve bu gelişim değişimi de beraberinde getirir. Gerçek eleştiri, eleştirilen şeye vurulan ölümcül darbeler değil aksine yaşamsal, dostane güçleri birleştirici ve var olan potansiyelleri ortaya çıkarıcıdır. Doğru zamanda, doğru zeminde ve kurallarına uyularak yapılırsa insanı hakikat namına girişilen mücadelenin zevkini tattırmaya götürür.

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here