Hizmet Şehveti

0
1515

Her toplulukta olduğu gibi Hizmet topluluğunda da pürüzler var ve olacaktır. Fakat bundan çıkarılacak son şey Hizmet’in yanlış bir sistem olduğu veya F. Gülen in bu hareketi yanlışlarla kurduğudur. Gülen, bu sistemi kurarken evrensel değerleri ve İslam’ın temel esaslarını adeta bir yapı taşı olarak kullanarak kurmuştur. Gönül insanının portresini tasarlamış, ilk kendi yaşamış ve “yaşamadığı bir esası insanlara dayatma” gibi bir haslete girmemiştir.Ama Hizmet camiası içinde bir çok insan adil davranmayan, yapmadığı şeyi başka insanlara yaptırmaya çalışan veya kendi mantalitesine göre Hizmet’te düstur uyduran insanlar görmüştür.

İnsan bu noktada düşünüyor:  Namaz kılan, hayatini Hizmet’e göre şekillendiren bu yönetici konumundaki insanlar bu şekilde yanlışlar yapabilir mi? Acaba riya mı ediyorlar?

Benim cevabım: Evet gayet de yapabilir ve hayır büyük ihtimalle riya değil. Bu noktada bahsetmemiz gereken kelime “Hizmet Şehveti”.

Bu kelimeyi açıklamak yerine nasıl olduğunu anlatacağım büyük ihtimalle anlaşılacaktır.

Hizmet insanının profili %80-90 gibi bir kesiminde bütün hayatını Hizmet’e adamış insanlardan oluşur. Bir kısmı için hizmet “Fıtrat” haline gelmiştir. Onsuz yapamaz ve hayatını buna adamıştır. Hayatındaki bütün mutluluklar hizmetin içindeki hayırlı işler ve bütün hüzünler hizmetin sıkıntılarıdır.

Bu her hizmet erinin hayali olsa da çok ama çok büyük sorumluluklar gerektirir. Hizmetin bu mertebesini görebilmek ve yaşayabilmek için kişinin manevi hayatı da gününün 1/3-1/4 ünü kaplaması gerekir. Böyleymiş gibi davranmaksa işin kolayıdır.

Bu tür insanların Hizmet’te çabucak sorumluluk alması ve bu sorumlulukların hızlı bir şekilde artması çok mümkündür. Ama yetersiz insan Hizmet’e çok mesai harcamaktan kişi kendi ruh dünyasına vakit harcayamaz. “Gecesini gündüzüne katıp Hizmet’e koşturmak” meselesi bu çerçevede bazı sorunların da başlangıcı olur. Hizmet’te aktiflik kadar şahsi maneviyat da önemlidir.

Ama bu noktada iş işten geçmiştir çünkü o artık büyük bir “Abi/Abla” dır ve insanlara örnek pozisyondadır. Temeli sağlam olmayan ve kendini yeteri kadar yetiştirmemiş insan bu noktada afallar. Kendini “insanlara öğüt verme ve doğru yolu gösterme” konumunda hisseder ama her ne kadar çabalaşa da günlük 1 saatlik maneviyat bu açığı kapatamaz.

Bu şeytanın en sevdiği konumlardan biri olsa gerek; güçlü bir gövdede içeri girebilecek küçük bir kesik. Meşhur “sağdan yaklaşma” da burada gelir. “Sen zaten Hizmet’e koşturuyorsun” “Ortada büyük bir dava var, bir kişinin kalbi kırılsa ne?” “Senin söylediğim şeyleri nasıl yapmazlar?” gibi sorular insanın içinde oluşan hizmet şehvetini perçinler.

Artık bu kişi için Hizmet tamamen boyut değiştirir:

Bütün abiler mübarektir.

Eleştirenler fitne veriyordur.

Abi ”yap” diyorsa bir bildiği vardır.

Alttaki insanlara konuşmak değil itaat etmek düşer.

Hizmet Şehveti olan insan için toplantılarda boy göstermek, her muhabbeti Sohbet-i Canana çevirme adı altında ilmi bilgi şovunu yapmak, sohbetlerde kendi fedakarlıklarını anlatmak gibi şeyler fıtrat haline gelir.

Göstermelik meselelere çok kafayı takar. Büyük kurumlar, büyük etkinlikler ve diğer büyük sayılı bütün hizmetler onun için sevinç kaynağıdır çünkü meclislerde konuşulacak bir konudur. İnsanların kılık kıyafetleri, sakalları, bıyıkları gözlerine batar ve hemen öğüt verip kalp kırarlar. Bu kimseler bir tane gariban hizmet erinin yardımına koşmuş mudur? Bir kere olsun çok ufak bir meseleyi büyük mesailerin arasından sıyırıp yapmış mıdır?

Bunların cevabı maalesef hayırdır.

Maalesef Hizmet’in görünürde en parladığı ama bana göre tamamen dağıldığı 2007-2013 arası dönemde bu insanlar çok kalp kırdılar, çok insanları Hizmet’e küstürdüler, Hizmet’in formatını çok değiştirdiler. İnsanlar kılık kıyafetlerine karışıldığı için, namaz kılmadıkları için, bazı beldelerde kot pantolon giydiği için bile eleştirilere maruz kalıp Hizmet’in dairesinden ayrıldı. Gösterişli yurtlar yaparken yoksul öğrencilere ”yardım edemeyip” onların ayrılmasına sebep oldular. Veballeri çok büyük.

Bunları neden mi anlattım? Çünkü endişeleniyorum. Hizmet çok yakında çok parlak bir geleceğe girecek ama Hizmet Şehveti olan insanlar olduğu sürece dibe ineceği günler çok daha çabuk gelecek.

“Sen kendi işine bak hocam” küstahlığına girecek insanlara lafım: Hizmet’i ben kolay günde bulmadım kolay kolay da kaybetmek istemiyorum. Kendini bilmez insanların Allah’ın davasının kimyasını bozmasına izin vermem.

Şikayet edince bir şey kaybetmezsiniz korkmayın, fitne de çıkarmazsınız. Gördüğünüz bir yanlışı yetkili birine şikayet etmek ettiğiniz kişinin tahtını sallamaktan başka bir şey yapmaz.

Korkmayın!

Sungur Cantürk

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here