Hizmet Hareketi Değişir mi? 

5
2294

Tabanın Son zamanlardaki en yoğun talepleri şeffaflık, hesap verilebilirlik, performans ölçümü gibi gelişmiş dünyanın üzerine kitaplar yazdığı ama bizim hala yabancı olduğumuz dolayısıyla girişmeye korktuğumuz meselelerdir.

İnsan bilmediğine düşmandır boşuna dememişler.

Hali hazırda Alınan kararların kim tarafından nerede alındığı bilinmeyen bir sistem mevcut.

Belki bu suç değil ama eksik ve yetersiz bir sistem.

Günü kurtarabilirsiniz bu şekilde.

Eğer evrensel merak oluşturalım ve bu merağa cevap verelim diyorsanız bu uygulama ilk günden sınıfta kalır.

Ak partiden ,AB normlarından uzaklaştığı için uzaklaştık dediğiniz biryerde kader bize AB normlarını uygulamayı diretiyor,  belkide samimiyet testi uyguluyor.

Hem herşeyi gören Cenab-ı Allah’ın huzurunda hemde dünyanın gözü önünde bu sınavı vereceğiz.

Geri dönecek olursak, Eğer sizin kararlarınız ve finansal raporlarınız yeterli derecede şeffaf değilse bu sizin suçlu olduğunuz veya suç işlediğiniz manası çıkarmaz ama işlemeyeceğinizi de güçlü bir şekilde ilan edememiş olursunuz.

Şeffaflık aslında bir ilandır.

Hesap verilebilirlik ve performans ölçümüne hiç girmeyeceğim bile.

Gelelim ana konuya.

Hareket değişir mi?

Değişmez , değişemez.

Peki son zamanlarda duyduklarımız , gördüklerimiz nedir der gibisiniz.

Onlar tabanın gazına almaya yönelik ksımi, geçici , kalıcı olmayan söylemler.

Pratikte yeri yok. Devamlılığı hiç yok.

Bir şeyin devamlı ve kalıcı olabilmesi için önce yazılı hale gelmesi, uygulanmama durumunda da cezasının olması gerekli. Hesap verilebilirlikte tam işte bu.

Örnek verecek okursak , Piyasada çalışan herhangi bir hizmet gönüllüsü mühendis işyerinde nasıl hesap veriyor ve performansı zayıfsa işinden ayrılmak zorunda kalıyorsa , kurumlarda çalışan herkeste buna tabii olmalıdır.

Hiçkimseye ayrıcalık tanınamaz.

Ama ben dine hizmet ediyorum, çok fedakarım, gecem yok gündüzüm yok

İle bu konu geçiştirilemez.

Bu sadece Dini motiflerle , hizmetin ismini kullanarak olayı demagojik hale getirip,  suistimal etmek olur.

Sorumuza geri dönecek olursak.

Değişim için irade, eğitim, gerekliliğine tam inanma, kararlılık, devamlılık, niyet,vizyon, günün şartlarını okuma ve kabiliyet gerekli.

Mevcut kadroda da bunlar ya eksik ya hiç yok.

Dolayısıyla hareket hem değişmez hem değişemez.

Belliki bir Nesilin gitmesini bekleyeceğiz.

HİKMET ŞAHİN

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

5 YORUMLAR

  1. ne kadar altı boş, yüzeysel, sacma… bir yazı olmuş. bahsedilen konuları bilmeyen insanlar için kulağa hoş gelen şeyler söylenmiş. yok performans ölçümü, yok şeffaflık…
    Yazının hangi tarafına cevap verilmeli bilmiyorum, çünkü tümüyle saçma bir kurgu üzerine kurulmuş.
    Örnek mi vereyim: performans ölçümü çok iyiymiş niye üzerine birçok kitap yazılmışmış.. yok bir mühendis nasıl perfomansına göre işten atılabiliyorsa hizmette de öyle olmalıymış.
    Bazıları kafalarında hizmet hareketini holding olarak görmeye çok meyilli maşallah. Daha sivil hareket nedir, gönüllü hareket nedir onu kavrayamayanlar boş keseden atıp tutuyorlar. Hizmete ait olmayan br kurumda getirilmek istenen performans sisteminin ne kadar suistimallere açık olduğunu, birlik-beraberliği zedelediğini bizzat kendim yaşadım.
    Yok cemaat değişmezmiş…senin öyle görmen çok doğal, çünkü dış dünyaya kendi dar penceren ile bakarsan öyle görürsün. Hareket heran çok ciddi mesafeler katediyor aslında ama hala eski kalıplarından kurtulamayanlar hiçbirşey anlayamıyorlar. Anladıklarında da iş işten geçmiş olacak. Kervan gitmiş olacak bir kere. Merak etme, hiçbirşey insanların elinde değil, herşey Allahın muradına bağlı. Allah dilerse bu hareketi devam ettirir, dilemezse ettirmez. Sana tavsiyem varsa adam gibi somut önerilerin onları belirt, yoksa da otur şu anda zulüm görenler için dua et. İçindeki karamsar dünyayı başkalarına yansıtma en azından…

    • Beyefendinin yorumu da o kadar yüseysel ve boş olmuş.. Bu yazdıkları ile al-i cenabları ne murat buyurmuşlar acaba? Daha çok toslamaya benziyor. Şahsen benim merak ettiğim ‘Hareket heran çok ciddi mesafeler katediyor aslında…’ derken ne kasdediyorsunuz? Benim gördüğüm ölüm – kalım mücadelesi. Diğerlerin görmediği ve bilmediği şeyleri görüyor ve biliyorsunuz galiba. Eee, madem öyle, son sürat devam, bizim de gönlümüze su serpseniz ya! Yok eski kalıplar, yok kervan gitmiş olacakmış, yok filan!.. Benim de size tavsiyem: az bir mütevazi olmayı deneyin, bakarsanız yorumlarınız daha yapıcı olmaya başlar.

  2. niye yayinlamadiniz onceki yorumu mu, cok mu agir geldi, hani elestirilere aciktiniz

    masallah cok seffaf ve adilsiniz

    once kendinize ceki duzen verin sonra baskasini elestirin

  3. Aslinda tam tersi söylenebilir. Biz bu hizmeti bir gönüllü hareketi olarak tanidik ve sevdik, ama maalesef degisime acik olmadigimizi müsahede ediyorum. Birde üstelik bazilari bu kudsi davayi kendi gecimini saglamak icin kullaniyor. Geri cekilmesini bilmeyen ekipler olusmus. Baskalarindan demokrasi istedigimiz kadar kendimiz icimizde demokratik davranmiyoruz. Insan kayirma, begenmedigimiz insanlari disari atmak vs.
    Bu kutsi dava bu sekil bir sistemle gelecek vaad etmez, cünkü suistimale acik. Bir an önce yenilenmeye gidilmesi gerekir. Demokrasi, seffaflik ve insanlar secimle vazife basina gelmeli. Göstermelik secimle bunlar olmaz.

  4. Madem değişmez ve değişemez ne diye uğraşıp duruyorsunuz ki?! Hem yazdıklarınızla hitap ettiğiniz kitle nedir? Değişmeyecek olanlar mı? O zaman boş boşuna uğraşıyorsunuz. Değişecek olanlar mı? Bunların da ümitlerini kırıyorsunuz! Yeni nesil mi? Bunlara da korkarım bu yazının faydası olmaz. Bir ihtimal daha var, ama su-i zan olacak: tahrik etmek. Bu da çocuksu kaçıyor. Hangisi? Hem yazının genel havası epeyce karamsar. Hani denmiştir ki “ye’s mani-i her kemaldir”, ne diye millete ümitsizlik aşılıyorsunuz kardeşim?..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here