Türkiye’de yaşanan toplumsal dejenerasyon

0
1875

Bildiğiniz üzere Türkiye’nin çeşitli alanlarda pek çok sorunu var bu sorunları listeleyip uzunca bunlar üzerine konuşabiliriz fakat ben bu yazımda bu sorunlar içerisinde en önemli ve en temel, siyaset üstü problem olarak gördüğüm toplumsal vicdanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Türkiye’yi ve Türkiye’de yaşanan toplumsal tahribatı ele alacağım.

Vicdanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Türkiye

Bugün dönemin yöneticileri ve iktidar kadrosu tarafından bir cemaate,harekete alenen zulüm yapılıyor ve bu zulüm toplumsal olarak bir şekilde kabul görüyor ve bu ülkede yaşayanlar genel itibariyle gerek nefretleri gerekse düşmanlıkları dolayısıyla yapılan bu zulme karşı gelmek bir yana kimi zaman susarak kimi zaman iktidar ağzıyla konuşarak zalimlere destek veriyor.Burada çok daha önemli olan husus bugün bu iktidar bu zulmü yapabilir fakat partiler,iktidarlar ebedi değildir bugün vardır, yarın yoktur ancak bu halk yine burada yaşayacak ve yine bizler birbirimizin yüzüne bakacağız.İnsanları sırf cemaate gönül vermiş diye suçlayanlar ve onlara yapılan,yapılacak her türlü hukuksuzluğu reva görenler yarın bir gün bu insanlar karşısında hiç mi utanmayacak hiç mi sıkılmayacak veya hiç mi vicdanları sızlamayacak?

Bugün vicdanını kaybetme noktasına gelmiş olan çok büyük bir topluluk var bu ülkede ve şunu söylemem gerekiyor ki burada yaşayan halk kendisiyle yüzleşmeli ve kendi özeleştirisini yapmalı.

Toplumun çeşitli unsurları kendilerine ne gibi sorular sormalı?

Örneğin:

Dindarlar: (Bizim nasıl bir dindarlık anlayışımız var ki tecavüze,zulme ses çıkarmadık ve güce itaat ettik?)

Muhafazakarlar: (Biz hangi değeri muhafaza ettik ve neyi korumak için mücadele ettik?)

Solcular: (Bizim nasıl bir muhalefet anlayışımız var ve biz neden bizden olmayanlara da sahip çıkamıyoruz.)

Aynı şekilde bu ülkede yaşayan alevisi,sünnisi,türkü,kürdü,ermenisi,çerkezi,lazı,cemaatçisi,tarikatçısı bu ülkeyi oluşturan birçok farklı etmen,grup,topluluk,parti kendilerini sorgulamalı ve kendi özeleştirilerini yapmalı çünkü bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan sadece iktidarda olanlar değil burada yaşayan,bu durumun düzelmesi için çaba sarf etmeyen insanlarda sorumlu.

ABD halkının müslümanlara nasıl sahip çıktığını görmüştük aynı şekilde bizler bu topraklarda beraber yaşayanlar olarak, ki genelimiz Müslüman olduğu halde neden bir ABD’de ki gibi birbirimize sahip çıkamıyoruz?

Neden bizi bir arada tutabilecek, hepimiz için ortak herhangi bir değer yok? (Demokrasi,ahlak,vicdan gibi)

Ve neden bizde

Kürtlere yapılan zulme karşı çıkmak için illa kürt olmak Cemaatçilere yapılan zulme karşı çıkmak için illa cemaatçi olmak Solculara karşı yapılan zulme karşı çıkmak için illa solcu olmak Gayrimüslimlere yapılan zulme karşı çıkmak için illa gayrimüslim olmak

gibi bir anlayış var ve bu anlayış neden bu ülkede bu kadar kabul görüyor?

Türkiye’de yaşanan toplumsal dejenerasyon

Zulüm,baskı,yalan,iftira gibi şeylerin çokça yaşandığı ve bunların sıradanlaştığı bir ülkede toplumsal dejenerasyonun olması kaçınılmazdır ve bugün bu ülkeye baktığımızda halkın dejenere olduğunu ve bir takım ahlaki değerlerin yitirdiğini görüyoruz.İnsanların birbirine tahammülü kalmadığı,eskisi gibi Anadolu insanının olmadığı,insanların genelinin menfaat uğruna yaşadığı ve bu menfaat için insanların birbirinin gözünü çıkaracak hale geldiği bir yere dönüştü burası.Asıl büyük problemin bu olduğunu kesinlikle unutmamak gerekir çünkü bizim en değerli sermayemiz insanımız idi bu zamana kadar fakat böyle giderse bu özelliğimizi de kaybedebiliriz.

Sonuç olarak

Bu iktidarla birlikte toplum olarak değerlerimizde çok ciddi aşınmalar oluşmuş ve insanlık vasfımızı yitirme noktasına varacak hale gelmiş bulunmaktayız.Bizler kendimize gelip kendi hareket ve davranışlarımızı sorgulamalı ve bu karanlıktan bir an evvel kurtulmanın yoluna bakmalıyız ve şunu da unutmamalıyız bu topraklarda birçok farklı kültür,millet,topluluk var ya birbirimizin varlığını kabul edip dostça,kardeşçe yaşayacağız ya da bu iktidarla birlikte bizlerde birbirimize girip kendi varlığımızı kendi kendimize sona erdireceğiz.

Eğer bu topraklara sevgiyi,barışı,kardeşliği ekersek kimse bizi bu topraklardan kolayca sökemez ve asıl önemli olan,bu topraklar için en gerekli şey hoşgörü ve diyalog gibi bizi bir arada tutacak dinamiklerin oluşması için gösterilen gayrettir.

 

Durmuş Yıldız

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here