Sarayda Adil Öksüz rahatsızlığı

0
5581

AKP ve Saray, Adil Öksüz konusunda inanılmaz rahatsızlar.

Evet bazılarınızın rahatsız mı dediklerini duyuyorum?

Adil Öksüz ismi hayatımıza, 15 temmuz sonrasında girdi ve hemen hemen her gün, darbe muhabbeti olan tüm konuşma ve yazılarda geçiyor.

AKP ve Sarayın, Hizmet Hareketi’ni darbe tiyatrosuyla ilişkilendirmek adına kullandıkları en önemli figür ve isim, hiç kuşkusuz Adil Öksüz.

Bu isim üzerinde çokça durdu havuz medayası ve AKP uzun süre.

Fakat ne olduysa, birden işler tersine dönmeye başladı.

Şu sıralar, Adil Öksüz ismi geçen haber, yorum, analizler, havuz medyası haricindeki sitelerde yer alınca, anında siteler kapatılıyor Türkiye’de.

Sitemiz, geçen günlerde yazdığım Adil Öksüz hakkındaki bir yazının ardından Türkiye’de erişime engellendi.

Bu gün Emre Uslu bu konuya başka bir boyuta taşıdı ve, Yeniyön haber sitesinde, ne zaman Adil Öksüz hakkında bir yazı veya haber yapsa, hemen ardından sitenin kapatıldığını yazdı.

İki olayın üst üste gelmesi, AKP ve sarayın bu konuda ciddi rahatsızlıklarının olduğu kanaatine vardırdı beni.

Peki Adil Öksüz meselesi, dışardan bakıldığından AKP için Hizmet Hareketi’ne saldırma adına bir argüman iken, neden bu konuda yazı yazılması ve haber yapılması AKP ve sarayı rahatsız etmeye başladı?

Bir kaç madde halinde bu rahatsızlığın sebeplerine bakalım.

1- Adil Öksüz’ün MİT elemanı olduğu iddiası ortaya atılıp, bu iddiayı doğrular şekilde veriler ortaya çıkmaya başlayınca, AKP ve saray, Hizmet Hareketi’ne, darbeci yaftasını vurma adına kullanmayı planladıkları bu argüman ellerinde patladı.

Bu nedenle, Adil Öksüz olayını, özellikle muhalif medyada dillendirilmesi ve sorular sorulmaya başlaması, AKP ve sarayda rahatsızlığa neden oldu.

2- Önce Almanya istihbarat teşkilatı başkanının, darbenin arkasında Gülen’in olduğuna dair ikna edici deliller yok demesi, sonra ABD’den aynı açıklamanın gelmesi, daha sonra İngiltere’den yine darbenin arkasında Gülen Hareketi yoktur raporunun yayınlanması ve en son olarak, Alman İstihbarat uzmanının, canlı yayında, alman televizyonunda, sarayın CIA ve BND tarafından dinlendiğini ve darbenin Erdoğan tarafından kurgulandığını, bu teşkilatlar ve batı ülkeleri tarafından bilindiğini söylemesi, AKP ve sarayın, darbeyi Adil Öksüz üzerinden Hizmet Hareketi’ne yıkma planlarını alt üst etti.

AKP ve saray, Adil Öksüz üzerinden, hem batıyı darbe konusunda ikna edecek, hem de Muharrem İnce’nin açıklamasıyla, referanduma günler kala, Adil Öksüz yakalandı denilerek, prim yapılacaktı.

Fakat işler planlandığı gibi olmadı.

Batı ülkelerinin, olaylardan ve Erdoğan’ın darbe tiyatrosundan detaylıca haberinin olduğunun ilan edilmesi, koz olarak tutulan Adil Öksüz’ün, sarayın elinde patlamasına neden olması, Adil Öksüz meselesi hakkında muhalif yazı ve yorumlardan rahatsız olunmasına neden oldu.

3- Hizmet Hareketi’ne yakın yazar ve siteler, Adil Öksüz konusunda uzunca bir süre sessiz kaldılar.

Bunun nedeni, hem olayı tam bilmemeleri, hem de konunun hassas ve önemli olmasıydı.

Ve bu sessizlik, hareketin tabanındaki insanlarda da haliyle soru işaretlerine neden olmuştu.

Şahsen bana en çok sorulan soruların başında, Adil Öksüz meselesi geliyor.

Bu durumu AKP ve saray çok iyi kullandı bence.

Fakat son zamanlarda, harekete yakın yazarların bu konu hakkında detayların ortaya çıkmasıyla beraber, ortaya çıkan tezat ve soru işaretlerini irdelemesi ve yorumda bulunup yazılar yazmaya başlaması, AKP ve sarayın propoganda olarak kullandıkları bu silahın, kendilerine dönmesine neden oldu.

Özellikle, Adil Öksüz olayındaki absürtlükler ve iddianamelerin yazılıp, iddianamelerde ortaya çıkan tezat ve sorular, harekete yakın medyanında bu konu hakkında sorular sormasına neden oldu.

İşte bu durum, AKP ve sarayda rahatsızlığa neden oldu.

Zira, Adil Öksüz hakkında ortaya çıkan her tezat ve sorulan her soru, AKP ve sarayın Adil Öksüz konusundaki tezlerinin yanlış ve saptırılmış olduğunu ortaya çıkarıyor.

Bu durumun her geçen gün daha da artması, AKP ve sarayda ciddi rahatsızlığa neden oldu.

4- Adil Öksüz hakkında sorulan şu sorular ve bu sorulara verilen cevaplar, AKP ve sarayı ciddi rahatsız ediyor.

  • Adil Öksüz ismi çok önceden MİT ve emniyet tarafından biliniyor ve takip ediliyordu, böyle bir kişi, darbe gecesi, darbenin merkezi denilen Akıncılar Üssü’nde yakalandığı halde, nasıl serbest bırakıldı?
  • Serbest bırakılan Adil Öksüz’ün, cep telefonu neden ve nasıl hemen kendisine iade edildi? Halbuki, gözaltına alınan bir öğretmenin bile cep telefonu aylarca iade edilmiyor. Nasıl oldu da, MİT tarafından takip edilen bir kişinin telefoınu, gözaltına alınıp serbest bırakıldığı anda iade edildi.
  • 21 gazeteciye tahliye veren hakim ve tahliye talebinde bulunan savcı, anında görevden uzaklaştırıldığı halde, AKP ve sarayın en büyük delilimiz dediği Adil Öksüz’ü serbest bırakan hakim neden ve nasıl hala görevde.
  • Telefon sinyalinden kişilerin yerleri kolaylıkla tesbit edilebiliniyor. Hele telefon açıksa çocuk oyuncağı yer tesbiti. Durum bu iken, 22 tummuzda ABD konsolosluğu Adil Öksüz’ün cep telefonunu arıyor ve telefon çalıyor, yani telefon açık. Bu telefon açık iken, emniyet nasıl oluyor, Adil Öksüz’ü deli gibi ararken yerini bulamıyorlar?
  • Akıncılar iddianamesinde, toplantıda olan bir itirafçının iddiası şu; Adil Öksüz 6-9 tarihleri arasında toplantı yapıyor, toplantı yaptığı yerde yan odaya geçip telefonla görüşüyor, konuyu Fethullah Gülen ile müzakere edip bize Gülen’in selamını getirdi diyor.

Adil Öksüz bu konuşmları yaptı ise, bu konuşmaların HTS kayıtları çok rahatlıkla ortaya çıkarılır ve kiminle görüştüğü tesbit edilir.

Ve eğer iddia sahibi doğruyu söylüyor ve HTS kayıtlarında yurtdışı araması tesbit edilirse, direk bu iddianame ile darbe konusunda hareketin bağlantısı ispat edilir.

Ama ne oluyor, iddianamede, bu telefon görüşmesinin HTS kaydı yok. Halbuki o günden önceki ve o gün içinde gerçekleşen başka görüşmelerin tüm HTS kayıtları var iddianamede.

Emre Uslu’nun bugünkü yazısında sorduğu bu soru, işte yine Adil Öksüz konusundaki son sorulan sorulardan biri.

İşte bu ve daha yazamadığımız bir çok soru, galiba AKP ve sarayı rahatsız ediyor.

İlerleyen günlerde daha çok soru sorulacak galiba bu konuda.

Ve her sorulan soru, AKP ve sarayın kurgusunun daha da netleşmesine neden olacak.

İşte bu nedenlerle, AKP ve saray, Adil Öksüz konusunda yazılan her yazıdan, yapılan her analizden ve sorulan her sorudan rahatsız ve bunu engellemek için, adeta sitelerimizi kapatarak şu mesajı veriyor.

Adil Öksüz konusunda soru sormayın, dediklerimize inanın, inananları uyandırmayın, yoksa siz yazdıkça, biz sizi engelleyeceğiz.

Valla kusura bakma saraydaki zat, biz sorular sormaya devam edeceğiz.

Sorry…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here