Hürriyet, “Karargah Rahatsız” manşetini neden attı?

1
5703

Sevgi ve korku genelde bir arada olamadığından, bir seçim yapmamız gerekirse, korkulmak sevilmekten çok daha güvenlidir.

Seçmenler umut arıyorlarsa her zaman yeni adamı tercih ederler. 

Ama korktukları zaman, savaş dönemine uygun bir lider ararlar.

Our Brand Is Crisis filminde, Bolivya’daki başkanlık seçimlerinde, seçimi kazanma umudu olmayan bir başkan adayının kampanya menajerliğini yapan Sandra Bullock böyle konuşuyordu.

Ve filmin sonunda, beşinci sırada görülen başkan adayı yarışı kazanıyordu.

AKP ve Erdoğan bu gün aynı yöntemi referandum sürecinde de kullanacağını ilan etti.

AKP, 1 kasım seçimlerine giderken de aynı taktiği kullanmıştı.

1 kasm seçimlerine giderken kullandıkları korku faktöre, terör idi.

7 haziranın hemen ertesinde başlayan terör sarmalı ile halk o kadar korkutuldu ki, 7 haziranda yüzde 40 oy veren halk, 6 ay sonra, değişen hiç bir şey yok iken, terör korkusunun etkisi ile AKP ye yüzde 49 oy vermişti.

Referanduma giderken AKP ve Erdoğan yine aynı taktiği kullanacaklarını ilan etti.

Fakat bu seferki korku faktörü, DARBE.

Erdoğan, 1 kasım seçimlerine giderken kullandığı terör faktörünün, halkta ters tepeceğini fark etti ve başka bir korku faktörü arayışı içine girdi.

Bu korku faktörü öyle bir faktör olmalıydı ki, hem oy almayı planladığı MHP tabanı, hem de kendi tabanında Hayır diyenleri ikna etmeli idi.

Bu korku faktörünün adı DARBE.

DARBE ve özellikle 15 temmuzun unutulmasının, Erdoğanın oylarını düşürdüğünü bizzat AKP çevreleri ilan etmiş ve referanduma giderken, 15 temmuzun mutlaka gündemde tutulması gerektiğini söylemişlerdi zaten.

Önce Perinçek, mart ayında ülke yangın yerine dönecek çıkışında bulundu.

Daha sonra havuz medyası, ordu içerisinde yeni bir darbe tehlikesi olduğu tezini dillendirmeye başladı.

Sadece 2 gün içindeki olaylara kısaca bakalım.

24 şubat 2017 tarihli Star Gazetesi manşetinde, referandumda başkanlığın çıkması haliden, ülke tarihindeki darbelerin biteceğini ve bir daha darbelerin olmayacağını yazıyordu.

Aynı gün Doğu Perinçek Ulusal Kanalda katıldığı programda, AKP’nin başkanlık ısrarında devam etmesi ve EVET sonucunun çıkması durumunda,ülkede kargaşanın çıkacağını ve bunun sonucunda ordunun darbe yapabileceğini söyledi.

En son bügün, yani AKP’nin referandum kampanyasına start verdiği gün, Hürriyet gazetesi, karargah rahatsız manşeti ile, 28 şubat döneminin argümanlarını kullanarak, ordu içerisinde bir rahatsızlığın olduğunu yazdı.

Ve tesadüfe bakın ki, 28 şubata 3 gün kala.

Tüm bunlar bir planın adımları aslında.

Erdoğan, halkı ve özelliklede kendi tabanını, darbe korkusuyla bir arada tutmayı planlıyor.

Aydın Doğan, ülkede tek adam haline gelmiş olan Erdoğana karşı böyle bir manşeti atmayı bırakın, aklından bile geçiremez.

Hürriyet’in bu manşeti, bizzat AKP ve Erdoğan kadroları tarafından atılmıştır.

Özellikle manşette yer alan ilk iki maddenin seçimi, algının nereye doğru yapıldığının ilanıdır.

Manşetteki ilk iki madde, silahlı kuvvetlerdeki başörtüsü kararı ve Akite başsağlığı telefonu açılması idi.

Bu iki madde ile, AKP tabanına eski yasakçı 28 şubat korkusu yeniden hissettirilmeye çalışılmıştır.

Evet sonuç olarak, Erdoğan ve AKP, referandum sürecinde halkı yine korku ile kendi taraflarında tutmaya çalışacaklar.

VE bu korkunun adı, DARBE korkusu olacaktır.

Önümüzdeki günlerde, darbe, 28 şubat, Adnan Menderes, tabutluklar gibi konular sıkça Erdoğan’ın mitinglerinde yer alacaktır.

 

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here